Hayatın Işığı Altında..

ışık tutmak için: ziranbula.

Vatan Şairi Namık Kemal’e Göre VATAN


’e göre :

 ”… Süt çocukları beşiğini, çocuklar eğlendiği yeri, gençler geçimlerinin sağlandığı yeri, ihtiyarlar dünyadan ellerini-eteklerini çektikleri yalnızlık köşelerini, evlat anasını, baba ailesini ne türlü duygularla severse insan da ını öyle duygularla sever.

Bu duygu, yani vatana gönülden bağlanma ve onu sevme; sebepsiz yere, sırf insanın tabiatından gelme bir istek değildir. İnsan ını sever. Çünkü, Allah’ın insanlara bahşettiği şeylerin en azizi olan hayat, havasını teneffüsle başlar. İnsan ını sever. Çünkü; tabiatın, yani Allah’ın bağışladığı şeylerin en parlağı olan göz, dünyaya ilk baktığı zaman toprağını görür. İnsan ını sever. Çünkü, vücudunun maddesi, ın bir parçasıdır. İnsan ını hüzünlü bir hatırasını görür. İnsan ını sever. Çünkü hürriyeti, rahatı, hakkı, meffaati sayesinde ayakta kalabilir. İnsan ını sever. Çünkü, varlık sebebi olan atalarının sakin mezarlığı ve çocuklarının meydana gelecği yer, vatandır. İnsan ını sever. Çünkü çocukları arasında dil birliği, menfaat birliği ve birbirine fazla alışıklık olduğundan, gönül yakınlığı ve düşünce kardeşliği doğmuştur. O sayede bir adama göre , dünya ile mukayese edildiğinde, oturduğu şehre göre kendi evi gibi görünür. İnsan ını sever. Çünkü mevcut olan hakimiyetin bir kısmını gerçek anlamda kullanma hakkına sahiptir. İnsan ına sever. Çünkü , öyle bir galibin kılıcı veya bir katibin kalemiyle belirsiz hatlardan, sınırlardan ibaret değil; millet, hürriyet, menfaat, kardeşlik, hakları kullanma, hakimiyet, atalara hürmet, aileye sevgi, çocukluk hatıraları gibi bir çok yüce duyguların toplanmasından oluşmuş, mukaddes bir düşüncedir.

Bundan dolayıdır ki, insanlık tarihin hangi sayfasına bakılsa; her zaman ve her millette ortaya çıkan yüksek fikirli ve faziletli ahlak sahiplerinin tamamı, sevgisini dünya işlerinin hepsinden üstün tutmuş ve pek çoğu yolunda canlarını seve seve vermiş görülür. Bundan dolayıdır ki, her dinde, her millette, her terbiyede, her medeniyette sevgisi en büyük faziletlerden, en mukaddes vazifelerdendir. Peki, ya ne zamana kadar kadar insanların anlaşması, uyuşması böyle adıyla bir takım parçalara bölünüp duracak? Acaba, bütün insanlık bir aile ve bütün dünya bir olsa, insanlık için şu anki durumdan daha faydalı değil midir? Faydalı mıdır, değil midir? Orasını oluşundan önce bilmek, keramete ihtiyaç gösterir. Zira, öyle bir durum ortaya çıktığı taktirde; savaş defedilmiş, kaldırılmış olur, birileri böyle diyor. Fakat biz şimdi, mevcut olan vatanlar içinde bir takım iç ihtilaller, ayaklanmalar görüyoruz ki, sebep oldukları tahribat, savaşlara göre kat kat üstündür. Hele, sınırlarının ortadan kalkması ve insanların hepsinin tek cins, tek terbiye içinde bulunması ve dünyada yalnız bir dil kalması durumunda, kısacası şairin:



Milletim insanlıktır; ım yeryüzü!

Mısrasındaki gibi, bir düşüncenin oluşması halinde; dünya başka bir dünya olacağından veya hiç olmazsa böyle bir durumun ortaya çıkması bu dünyayı başka bir dünya şekline sokacağından; insanlık için saadet ümidini, genel birleşme zamanına bırakmakla, öteki dünyaya bırakmak arasında pek fark görülmez. Dolayısıyla, bir millet için o kadar uzak bir geleceğe göz dikerek, insanlığın birleşmesi adına fikrini kaldırmaya yönelmek, ahrette rahat etmek ümidiyle, kendini öldürmeye benzer.

Çünkü kanaatimizde, severliğin en büyük hareket unsurlarından, güç kaynaklarından olan fikrini gönüllerden uzaklaştırmak, hakları korumanın en etkili araçlarından olan ateşli silahları, ellerden almaya benzer. Bir Millet, sevgisinden nefesini ayırırsa, ını sevmezse, çok zaman geçmez, ını, sevgiyle dolu olan başka milletlerin istilası altında görür. Nitekim, bir kavim ateşli silahtan elini çekerse, pek az zaman içinde o silahı, düşman eliyle kendi göğsüne çevrilmiş bulur.

Dünyadan, fikrini kaldırmanın, insanlığa bir hizmet olacağını düşünenler varmış. Biz öyle garip bir maksadı gerçekleştirmek isteyenlere, öncülüğü seve seve bırakırız. Biz oturduğumuz yerlerin her taşı için, cebher kıymetinde bir can verdik. Her avuç toprağı, o yola kendini feda etmiş bir kahramanın hatırasıdır. Bu bakımdan, bize göre; ı Çin ve Sibirya ile aynı değerde tutmak ihtimalin dışında görülür.

bize kılıcımızın ekmeğidir. Daima kendimize ait, yalnız bize ayrılmış biliriz. Daima kendimizden çok sever, canımızı uğruna feda ederiz…

———————————————- 

Not: Bu tanımlamaları nette gezinirken buldum.. Yazının gerçekliği konusunda epey bir araştırma yapmama karşın asıl kaynağını bulamadın.. Herhangi bir yanlışlık olduğunu yahut yazılanların tarafından söylenmediğini ispat edebilecek verileriniz varsa lütfen bizimle iletişime geçin.. Yanlış bilgilendirme olmasın..



Bu sayfaya yorum yapabilirsiniz Bu sayfa yeterli değilse forumda yardım isteyin Sayfanın ayrıntıları


Wohnen & Einrichten usta-pagerank.com

Kültür Sanat Siteleri Toplist BlogArsivi Link Değişimi