Önce saksağan, sonra tehdit (Farkında mıyız?)
Yargıtay açıklamasına ilk tepkisi “dam üstünde saksağan” olan AKP yönetimi, gerçekleştirdiği mini zirvenin ardından, açıklamaya karşı rest çekti. AKP’nin karşı açıklamasının içerdiği tehdit dozu ve meşruiyet vurgusu, “yargı partisine alan tanımayız” mesajı taşıdı.
HABER MERKEZİ
Yargıtay’ın AKP aleyhinde yaptığı muhtıra niteliğinde açıklamanın ardından karşı açıklamada bulunan AKP yönetimi, yargıya karşı rest çekti.
Yargıtay açıklamasına karşı ilk tepkisi “dam üstünde saksağan” olan AKP, gerçekleştirdiği mini zirvenin ardından tavrını sertleştirdi. Açıklama, AKP’nin gerilimi tırmandırma konusunda gözünü kararttığı yorumuna neden olurken, “yargı partisine alan tanımama” konusunda ısrarcı olacağı şeklinde yorumlandı.
“Dam üstünde saksağan”
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, açıklamanın hemen ardından yaptığı açıklamada “Yargıtay açıklaması dam üstünde saksağan olmuştur. Açıklama siyasidir” diye konuştu. Şahin’in açıklaması, AKP tarafından Yargıtay’a verilen ilk tepki olurken, Adalet Bakanı Şahin ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığında 1 saatlik mini bir zirve gerçekleştirdiler.
“Yargıtay tarafsızlığını yitirmiştir”
Zirvenin ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek ağzından açıklamada bulunan AKP, doğrudan bildirinin meşruiyetine yüklendi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengi Mir Mehmet Fırat ve AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin ile birlikte TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bildirisini, “Yayımlanan bildirinin yalnızca demokratik meşruiyeti değil, hukuki meşruiyeti de yoktur. Bu siyasi bir bildiridir ve hiçbir şekilde kabul edilemez” diyerek yanıtladı.
Çiçek “Bu siyasi bir bildiridir ve hiçbir şekilde kabul edilemez. Yargıtay kapatma davasını etkilemeye çalışıyor, tarafsızlığını yitirmiştir” diye konuştu.
“Yetkisi yok”
AKP tarafından yapılan açıklama, yalnızca Yargıtay açıklamasının içeriğine değil, aynı zamanda Yargıtay’ın yetki sınırlarına da dikkat çekerek “üst perdeden” eleştiri yapıldı.
Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun, “Bildiri yayımlamak gibi bir görev ve yetkisine kesinlikle sahip olmadığını” belirtti.
Hükümetin elinde tuttuğu ve Meclis’e taşımaya hazırlandığı yargı reformunun büyük bir koz olarak görüldüğü belirtiliyor. Reformdan en çok etkilenecek yargı kurumlarının başında Yargıtay’ın gelmesi ise, AKP’nin sahip olduğu özgüvende etkili durumda.
“Yargı partisi”ne engel
Cemil Çiçek tarafından yapılan karşı açıklama, aynı zamanda “yargı partisi”ne de engel mesajı taşıdı. Üstü kapalı biçimde “Askerlerin yerini yargı aldı” yorumlarını yanıtlayan Çiçek, “Yargıtay Başkanlar Kurulu bir siyasi organ değildir ve siyasi tartışmaların tarafı olamaz. Kendini siyasi muhalefetin yerine koyamaz, bir muhalefet partisi gibi davranamaz. Yasama ve yürütme organlarının faaliyetlerini, anayasa veya yasa yapma süreçlerini tartışmak, yargının işi değildir” diyerek AKP’nin net tepkisini ortaya koydu.
“Yargı, yargıyı etkiliyor”
Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun, Anayasa Mahkemesi’nde görülmekte olan parti kapatma davasını kapatma yönünde etkilediğini söyledi.
Yargıtay açıklamasında referans verilen “türban davası”na da yüklenen Çiçek, Anayasa’nın üniversitelerde türban serbestisini düzenleyen 10. ve 42. maddelerindeki değişiklikle ilgili davanın Anayasa Mahkemesi’nde karara bağlanma arifesinde yayınlanan bu bildirinin, “açıkça mahkemeyi etkilemeye yönelik, hukuk dışı bir tavır olduğunu” söyledi.







