Büyük Selçuklu Devleti
Büyük Selçuklu Devleti Tarihi
Büyük Selçuklu Devleti Tarihi
Melik Tutuş, Süleymanşah’la yaptığı savaşı kazandıktan sonra Haleb’e yürümüştü. Sultan Melikşâh ise, Haleb hâkiminin davetini ve Süleymanşah’ın ölümünü haber aldığı zaman, büyük bir ordu ile Isfahan’dan harekete geçti (Eylül 1086). Musul ve Harrân üzerinden ilerleyerek Emîr Bozan’ı Urfa’nın fethiyle görevlendirdikten sonra Ca’ber kalesi ve Münbic şehrini zabtetti, Haleb’e doğru yürüdü.
Sultah Melikşâh 3 Aralık 1086′da Haleb’e girerek şehre hâkim oldu. Diğer taraftan Emîr Bozan üç ay süren şiddetli bir kuşatmadan sonra 28 Şubat 1087′de, Bizans’ın yüksek hâkimiyetini tanıyan Philaretos’un oğlu Barsam’ın idâresindeki, Urfa’yı fethediyordu. Sultan Melikşâh Haleb’den Antakya’ya yöneldi ve oradan Süveydiye’ye kadar ilerleyerek Akdeniz’in suları ile karşılaştı. Antakya’ya Yağıbasan’ı, Haleb’e Aksungur’u ve Urfa’ya da Bozan’ı vali tayin etti. Daha sonra Sultan Melikşâh Bağdad’a gitti.
Sultan Melikşâh batıda olduğu kadar doğuda da Selçuklu Devleti’nin topraklarını genişletiyordu. Doğudaki Karahanlılar üzerine yapılan seferin dış görünüşü, Batı Karahanlı hükümdârı Ahmed Hân’ın ulemâ ile arasındaki geçimsizlik ve ulemânın Sultan Melikşâh’ı daveti idi. Hakîkatte Melikşâh bütün İslâm ülkelerini birleştirmek siyâsetini güdüyordu. Nitekim bu fırsattan istifâde ederek 1088 yılı başlarında sefere çıktı ve Buhârâ’yı aldı, daha sonra Semerkant’ı muhasara etti.
Ahmed Hân mukâvemete çalıştıysa da, şehir Selçuklu ordusu tarafından ele geçirildi ve Ahmed Hân esir edilerek Isfahan’a götürüldü. Bu sûretle Batı Karahanlılar Devleti Selçuklulara bağlanmış oldu. Sultan Melikşâh Semerkant’tan Özkent’e kadar ilerleyerek Doğu Karahanlı hükümdarı el-Hasan b. Süleymân’ı da hâkimiyetini tanımak zorunda bıraktı.