DİL GELİŞİMI
Dil gelişimi bilşsel gelişimle paralellik gösterir. Dil aynı zamanda psikomotor bir davranıştır. Çünkü duygu ve düşünceler ses organları kullanılarak ifade edilir. Beden dilini kullanma bir tür dil kullanımıdır. Bebekte sesli iletişim ağlama ile başlar.
Dil, algı, öğrenme, akıl yürütme ile ilgilidir. Dil, bir tür toplumsal semboller bütünü olup, düşünceler arasındaki ilişki bu semboller aracılığıyla gerçekleşir.
Devamını okumak için tıklayınız »
PİSKO-SOSYAL GELİŞİM KURAMI (Erikson)
Kişilik gelişimi yaşam boyu devam eder
Bu gelim dönemler halinde gerçekleşir
Her dönemin atlatılması gereken krizler vardır.
1. Evre: Temel Güven/Güvensizlik (0-1 Yaş)
Bu dönem Freud’un oral dönem olarak adlandırdığı evredir.
Doğumdan ilk 1,5 yaş dönemine dek sürer. Bu dönemdeki bebeklerde beslenme, temizlik, duygusal yakınlık ve fiziksel temas gibi temel gereksinimleri karşılanırken kendilerine ve diğer insanlara güvenmeyi öğrenir veya güvensizlik duygusu oluşur şekilde beslenmesi, uykunun düzenliliği, rahat idrar çıkarma ve dışkılaması ile belirlidir.
Bu dönemde umut, güven iyimserlik kazanılması gereken temel özelliklerdendir.
Bu dönemin uygun bir şekilde yaşanamaması, ebeveynlerin yokluğu ya da yanlış tutumları nedeniyle sağlıklı bir şekilde geçilememesi halinde ileri dönemde kişilerde kötümserlik, paranoid ya da sanrısal bozukluklar, ümitsizlik şeklinde tavırlar, içekapanıklık (şizoid kişilik), alkol-madde bağımlılıkları gelişebilir.
2. Evre: Özerklik/Utanç ve Kuşku (1-3 Yaş)
Freud’un anal dönem olarak adlandırdığı dönemdir. Bu dönem 1-3 yaş arasını kapsamaktadır. Beslenme, tuvalete gitme, yürüme, çevreyi keşfetme ve konuşma gibi çeşitli faaliyetleri sırasında yeterlilik duygusu geliştirir veya yetenekleri hakkında kuşku duyar. Bu dönemde çocuk konuşmaya başlar, tuvaletini yapmayı öğrenir. Çocuğun kendine özgü davranışlarının farkında olduğu dönemdir. Bu dönemde yardımı reddederek tek başına etkinlikte bulunmayı isteme davranışı çok belirgindir. Anneye bağımlılık azalır, tuvalet kontrolü oluşur.
Aile tarafından çok erken dönemde ya da aşırı bir baskı ile dışkı eğitimi ya da başka eğitimler uygulanacak olursa, çocuğun iç kontrolünü sağlaması yolundaki gelişimi olumsuz etkilenerek, gerileme ya da yanlış gelişimlere yol açılabilir.
Aynı şekilde aile tarafından uygulanabilen aşırı koruyucu tutumlar da çocuğun özdenetimini ya da yargılama yeteneğini zayıf bırakacağından özgür iradesinin gelişimini sekteye uğratacaktır. Bu durumda kişide ileri dönemde utanç ve şüphe gibi tutumlar baskın hale gelebilecektir.
Çocuğun etrafındakiler bu dönemde onu kendi işlerini yapıp, yere sağlam basma, yardımsız kendi ayakları üzerinde durma konusunda cesaretlendirmelidir. Bu dönemde çocuğun özgür iradesini kullanarak, seçimler yapıp, deneme -yanılma yolu ile öğrenimi engellenirse, kendi bedeni üzerinde bunları yapmaya çalışacaktır. Bu da dediğim dedik ve her şeyin detaylarına inen bir davranış yapısı oluşabilecektir.
Çocuklukta gelişen, kendisinin denetimindeki bu özerklik duygusu, ileri dönemlerde adaletli yaşamı,yasalara saygıyı, kurumlara güvenin oluşmasına zemin
hazırlayacaktır.Kısaca kazanılması gereken özellik kendi kendini kontrol etme yeterliğidir.
3. Evre: Girişkenlik/Suçluluk (3-7 Yaş)
Freud’un fallik-oedipal dönem olarak adlandırdığı dönemdir. 3 yaş ile 7 yaş arası dönemi kapsamaktadır. Bu dönemdeki çocuklar yetişkinlere özgü bazı faaliyetleri yapabilmeyi isterler. Ancak, ebeveynler tarafından konulan aşırı sınırlamalar çocuğun girişkenliğini engeller ve suçluluk hissetmesine neden olur. Çocuğun iskelet-kas sistemi üzerine hakimiyetinin artışı ve dil becerilerinin gelişimi ile dış dünyanın keşfı ve orada rol almak şeklinde üstünlük-büyüklük düşünceleri başlar. Çocukta aşırı bir merak, cinsel organlarla ilgili yoğun düşünceler, başkaları ile rekabet ve çevredekilere fiziksel olarak zarar verme görülür. Çocuğun cinselliğe olan giderek artan merakı grup içi cinsel oyuntara, kendi ya da yaşıtlarımn cinsel organlarına dokunma davranışlarına yol açar. Eğer aile bu davramşları aşırı bir şekilde bastırıp, korkutarak öntemeye çalışırsa, ileri dönemde cinsel alanda sorunlu ve baskılanmış bireyler oluşur.
Yaşıtlan ile oynayarak, onlarla nasıf ilişki kurabileceğini öğrenir. Eğer bu dönemde saldırgan dürtülerine hakim olabilmesi, uygun bir şekilde sağlamrsa çocukta inisiyatif kullanabilme yetisi ve tutku sahibi olma özelliği gelişir. Çok güçlü bir süper ego gelişimine neden olarak, ileride ya hep ya hiç tarzında düşünme, çevresindekileri kendi ahlak kalıpları içine girmeye zorlama şekfinde davranışlara yol açabilir. Bu dönem başarılı bir şekilde aşılırsa sorumluluk, kişisel disiplin özellikleri gelişir.
Bu dönemde yasaklanmış dürtülerin baskılanması ile kişide suç ve kaygı duyguları oluşur. Bu gelişen taslak ileride ahlak kavramını oluşturacaktır. Bu dönemde çocuk,
r6; oedipus (erkek çocuğun anneye yönelmesi)
r6; elektra (kız çocuğun babaya yönelmesi)
kompleksleri denen karşıt cins ebeveyne yakınlaşıp, kendi cinsinden olan ebeveyni rakip gibi görme şeklindeki gelişimsel düşüncelerden kurtulup, kendi insiyatifini ortaya koyarak, kendinde geüşen ahlak kuralları ve yaşam prensipleri çerçevesinde daha az çatışmalar ve suçluluk duyguları hissederek yaşamayı öğrenir.
Bu dönem başarılı bir şekilde yaşanamaz ise, suç ve girişim arasındaki çatışma ileri dönemde yaygın anksiyete bozukluğu, konversiyon bozukluğu da denen somatoform dissosiyasyonlara, fobik bozukluklara ve psikosomatik bozukluklara yol açabilecektir.
Devamını okumak için tıklayınız »
KOHLBERG AHLAKİ GELİŞİM KURAMI
A. Gelenek Öncesi Düzey (0-9 Yaş)
Dışa bağımlı dönemdir. İyi kötü, doğru yanlış kavramları kültürel kural ve değerlere açıktır. Geri kalmış ülkelerde bu dönemde olduğu iddia edilmektedir. Piagetr17;in işlem öncesi dönemine denk düşer
1. Evre. İtaat ve Ceza Yönelimi
Otoriteye mutlak uyum
Yapılan davranışın fiziksel sonucu önemli
Cezadan korktuğu için kurallara uyar
Otorite yoksa yasak davranışı yapabilir.Örnek: Kırmızı ışıkta geçme
Üç tabak kıran çocuk mu yoksa 10 tabak kıran mı çok suçludur? Diye sorulduğunda “10 tabak kıran daha suçludur” cevabı verilir.
2. Evre Saf Çıkarcı Eğilim
Önemli olan kendi istek ve ihtiyaçlarıdır
İhtiyacı karşılayan, ödül getiren davranışlar doğrudur
Çıkarcılık egemendir
“Sen bana yardım et, bende sana yardım edeyim” anlayışı egemendir.Karşılıklı ilişkilerde sürekli kendini düşünür
“Sen benim sırtımı kaşı, ben de seninkini ” anlayışı hakimdir.
B. Geleneksel Düzey (9-15 yaş)
Başkaları dikkate alınır. Aile arkadaş grubu ya da çevrenin beklentileri kendi başına değer taşır. Seçilen referans grup çocuk için bir model oluştur. Model grubun doğruları çocuk için de doğrudur.
3. Evre İyi Çocuk Eğilimi (Kişiler arası uyum)
İyi davranış, başkalarını memnun eden, onlara yardımcı olan yada onlar tarafından takdir edilen davranıştır
Güven, sadakat, saygı, karşılıklı ilişkilerin devamlığı ve minnettarlık önemlidir
Başkalarının görüşü önemli
Çevresinden onay almak ve takdir edilmek ister
Temel güdü grup tarafından kabul edilmektir
Somut işlemler dönemidir.
Başkalarını mutlu etmek önemlidir
4. Evre Kanun ve Düzen Eğilimi
Temel güdü toplumsal düzen korunmalıdır
Başkalarını memnun edecek davranışlarda bulunmak değil, yerleşmiş kurallar ve sosyal
düzeni korumaktır.
Kurulu sosyal düzen eleştirilmeden kabul edilir.
Kurallar varsa herkes uymak zorundadır
Kanuna ve düzene uyma eğilimi baskındır
Kurallar sorgulanmaz
Birçok yetişkin bu dönemde kalır
Devamını okumak için tıklayınız »