Adlarımız neden Türkçe değil Çocuklarımıza koyduğumuz adların‚ adlarımızın yalnızca üçte birinin Türkçe olduğunu‚ geri kalanın çok önemli bölümünün Arapça‚ önemli bir kısmının Farsça ve çok az bir bölümünün diğer dillerden oluştuğunu söylemiştik.
Devamını okumak için tıklayınız »
Son günlerde herkesin dilinde hep aynı sözcükler‚ hep aynı cümleler… Özellikle bir kesim genç arkadaşlarımın‚ Türkçemizin zenginliğine zenginlik kattığı bu cümlelerin başında şunlar geliyordur şüphesiz ”yıııkılıyoo…”‚ ya da ” Ooha oldum yanii”… vs. Medya kültürümüz o kadar gelişti ki son bir kaç yılda izlediğimiz‚ duyduğumuz her şeyi kapar olduk(!) Ve biz ”Türkçe” olup olmadıklarını bile tartışabileceğimiz bu garip sözcükleri‚ sırf birilerinin cüzdanını doldurmak pahasına‚ reklam sloganlarından‚ kliplere oradan dizi filmlere taşıyoruz‚ sonra bir de bakıyoruz ki anlamsız bir yığın boş şey hiç çaktırmadan bizden biri olmuş bile. Bırakın bizden biri olmayı bize hükmeder olmuş. Popüler kültürü üstlenen medya‚ her yeni pişirdiğini önümüze sunmakta harika doğrusu(!) biz de bu servisten öylesine memnunuz ki‚ bize sunulanların damak zevkimize uygun olup olmadığını bile sorgulamıyoruz.
Devamını okumak için tıklayınız »
Not: Bu yazı Gökçe Fırat’ın “Tek bir mecburiyet vardır:
Mustafa Kemal olmak!” Adlı yazısından alıntılanmıştır.
Mustafa Kemal emperyalizmin ruhunu biliyordu
Şimdi isterseniz İtilaf devletleri’ni kaldırıp yerine ABD’yi koyun ve günümüzle karşılaştırın.
ABD ne yapmaktaymış?
Kafkas planını uygulamak ve içerde çöküntüyü sağlamak.
Bunu yaparken en önemli yardımcımları kimmiş?
Kararsız ve zayıf hükümet.
Peki bu kararsız ve zayıf hükümet idaresinde kamuoyunu nasıl yönlendiriyorlarmış?
Korku ve endişe içinde tutmaya çalışarak.
Peki İstanbul’un önemli şahsiyetleriyle ne yapıyorlarmış?
Devamını okumak için tıklayınız »