SOLCU BEYİN, SAĞCI BEYİN
Biz, beynimiziz… Beynimiz, vücudumuzda ve beynimizde olup biten herşeyden; anında haberdardır çünkü. Beynimiz, 1 kg ağırlığında peltemsi kıvamda, en tembelimizde bile 24 saat hiç uyumadan çalışan bir organımızdır.
Biz, beynimiziz… Beynimiz, vücudumuzda ve beynimizde olup biten herşeyden; anında haberdardır çünkü. Beynimiz, 1 kg ağırlığında peltemsi kıvamda, en tembelimizde bile 24 saat hiç uyumadan çalışan bir organımızdır.
Beyni genç tutmanın 10 etkili yolu
Siz yaşlandıkça beyniniz de yaşlanır. Gözleriniz nasıl eskisi kadar iyi görmüyor, kulaklarınız iyi işitmiyorsa, kaslarınız, kalbiniz 10-15 yıl önceki gücünü korumuyorsa beyniniz de kapasitesinin bir kısmını kaybeder.
Bu normal, beklenen, olması gereken doğal bir süreçtir. Korkmayın, telaşlanmayın! Bu hafif kayıpları yaşlanmanın size yaptığı küçük oyunlar, hoşluklar gibi algılayın. Eğer bu doğal gidişi az da olsa yavaşlatmak istiyorsanız, aşağıdaki 10 öneriden yararlanın.
1. Düzenli aktivite yapın, hareketli bir yaşam sürün: Özellikle açık havada yapılan aerobik egzersizler sadece kaslarınıza değil, belleğinize de güç katar. Beynin, yeni beyin hücresi filizlendirme ve mevcut hücreler arasında daha yoğun ve daha etkin kavşak noktaları oluşturmasında aktif bir hayat ilaçlar kadar etkilidir. Bunun için ne yapın edin haftada en az 4-5 gün 30-45 dakika yürüyün, yüzün veya başka egzersizler yapın. Fırsatınız yoksa 1-2 gün de idare eder!
2. Beyin alkol ve sigaradan kesinlikle hoşlanmıyor: Sigarayı hiç içmeyin. Alkolü çok az kullanın. Araştırmalar, fazla alkolün beyin hücrelerini tahrip ettiğini gösteriyor. Günde 1-2 kadehten fazla alınmadığında, yani çok az miktarda tüketildiğinde bu zararlar görülmeyebiliyor. En doğrusu ikisini de kullanmamak.
3. Damarlarınızı genç tutun: Özellikle tansiyon ve kolesterol yüksekliğiniz varsa mutlaka kontrol altına alın. Kan şekerinizi dikkatle izleyin. Devamını okumak için tıklayınız »
Zekaya olan ilgi, geçtiğimiz yüzyıl boyunca kimi zaman artan kimi zaman azalan bir çizgi izlese de bilim adamlarının yanıt aradıkları sorular aşağı yukarı hep aynı kaldı: Zeka nedir? Zeka ne kadar güvenilir bir şekilde ölçülebilir? Zeka testleri bir insanın eğitim ve iş başarısını ne kadar doğru tahmin edebilir? Zeka testi hangi yetenek alanlarını içerir ve/veya içermelidir?
Zekaya yönelik araştırmaların geçmişi bir yüzyılı bulsa da, zekanın biyolojik temellerine yönelik araştırmalar, son 20-25 yıl içinde yoğunluk kazanmıştır. Zihinsel becerilerimizin kaynağı olarak gördüğümüz organımız hiç şüphe yok ki beynimiz. Bu nedenle, zeka olarak tanımlanan beceriler grubundaki farklılıkların kökeninin de yine bu organda olması gerekiyor. Beyinle ilgili yanıtlanamamış birçok soru varken, bunlardan bir yenisi de, zekanın beynin nerelerinde bulunduğu sorusu. Beyinde bir “zeka merkezi” mi var, yoksa beynin birçok yerinde bulunan değişik alanlar çeşitli şekillerde birlikte çalışıp zeka davranışını mı sergiliyorlar?
Geçen yıllar içinde deneysel psikoloji çalışmaları sırasında sorulan sorulardan biri de şöyleydi: Devamını okumak için tıklayınız »