Akılı ve bilimi kendine öncü yapan Atatürk çok gerçekçi idi. Madem ki Türk milleti modernleşecek, yenileşecekti, o halde, yapılması gereken şey, yaşanılan çağda en gelişmiş kurumlan hiç çekinmeden benimsemekti. Çağdaş kurumlar Batı’da idi. Öyleyse Batı’ya yönelmeliydi.
Devamını okumak için tıklayınız »
Atatürk’ün en büyük özelliklerinden biri de bilimsel ve akılcı bir düşünceyi (rasyonalizm) Türk toplumunun bütün alanlarına egemen kılmak çabasıdır.
Daha önceki bölümlerde de görüldüğü gibi, Atatürk insan aklına çok değer verirdi. “Akıl ve mantıkta çözümlenemeyecek sorun yoktur” sözü O’nun bu konudaki görüşünü en özlü biçimde açıklamaktadır.
Devamını okumak için tıklayınız »
Ekonomik etkinliğin toplum ve devlet hayatındaki önemi daha önce anlatılmıştı. Ekonomik hayatın temelinin üretim olduğu da belirtilmişti.
XX. yüzyılda dünya devletleri daha mutlu yaşamak imkânlarına kavuşmak için üretimi artırma gereğini duydular. Bunun için de başlıca üç yöntemin uygulanmasını öngördüler. Bunları kısaca gözden geçirelim:
Devamını okumak için tıklayınız »