Hayatın Işığı Altında..

ışık tutmak için: ziranbula.

A

  •  ABDULLAH CEVDET 
  •  ABDÜLHAK HAMİT TARHAN 
  •  ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR 
  •  ADALET AĞAOĞLU 
  •  AHMED ARİF 
  •  AHMED MİTHAD 
  •  AHMED VEFİK PAŞA 
  •  AHMET ALTAN 
  •  AHMET HAMDİ TANPINAR 
  •  AHMET HAŞİM 
  •  AHMET KUTSİ TECER 
  •  AHMET MUHİP DIRANAS 
  •  AHMET OKTAY 
  •  AHMET RASİM 
  •  AHMET TANER KIŞLALI 
  •  ALEV ALATLI 
  •  ARİF NİHAT ASYA 
  •  ASAF HALET ÇELEBİ 
  •  ATAOL BEHRAMOĞLU 
  •  ATTİLÂ İLHAN 
  •  AYŞE KİLİMCİ 
  •  AZİZ NESİN 
  • ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR

    ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR


    1883′te İstanbul’da doğdu. 3 Mayıs 1963′te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Romancı. Türkiye’de ilk edebiyat dergilerinden 1882-1883′te yayınlanan Hazine-i Evrak’ın yayıncısı, öykü ve eleştiri yazarı Mahmud Celaleddin Bey’in oğlu. Babası ona hayranlık duyduğu iki şair Şinasi ile Abdülhak Hamit Tarhan’ın adlarını verdi. Çocukluğu Rumelihisarı, Büyükada ve Çamlıca’daki konaklarda geçti. Mürebbiyelerinden Fransızca öğrendi. ’ten Türkçe dersleri aldı. 1905′te Mekteb-i Sultani’yi (Galatasaray Lisesi) bitirdi. 1905-1908 arasında Paris’te Siyasal Bilgiler Yüksekokulu’nda öğrenim gördü. hareketine katıldı. 2′nci Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü. 1909′da bir Fransız şirketine memur olarak girdi. 1924′te Reji İdaresi’nde çalışmaya başladı. Balkan Birliği Cemiyeti Genel Sekreterliği yaptı. 1945′te Uluslararası Barış Kongresi’ne katılmak üzere ABD’ye gitti. 1984′ten sonra ölümüne değin sürekli İstanbul’da kaldı. 1921′den sonra “Dergâh” dergisinde “Kitaplar ve Muharrirler” başlığıyla yazdığı eleştirilerle adını duyurdu. Yarın, İleri ve Medeniyet dergilerinde şiirleri, eleştirileri yayınlandı. Cumhuriyet’ten sonra Ağaç, Türk Yurdu, Ülkü ve Varlık dergileriyle, Milliyet ve Dünya gazetelerinde yazdı. İlk romanı “Fahim Bey ve Biz” 1942 Cumhuriyet Halk Partisi yarışmasında üçüncülük ödülü aldı. Bu eser eleştirmenler tarafından “akıcı bir dil ve yetkin bir üslupla kaleme alınmış” diye değerlendirildi. Romanlarında Rumelihisarı, Büyükada, Çamlıca üçgeninde varlıklı, gününü gün eden, sorunsuz insanların yaşamlarını yansıttı. Bu çevrelerin dışındaki yaşamı basit ve aşağı buldu. Fransız edebiyatçılardan etkilendi. Kahramanlarının hepsini dengesiz, gariplikleri olan, içine kapanık, başarısız ve hayalleriyle avunan kişiler olarak kurguladı. Olaylardan çok kahramanlarının duygu ve düşüncelerine öncelik verdi. Şiirsel bir dil ve özgün bir teknik kullandı.

    Devamını okumak için tıklayınız »

    Wohnen & Einrichten usta-pagerank.com

    Kültür Sanat Siteleri Toplist BlogArsivi Link Değişimi