Hayatın Işığı Altında..

ışık tutmak için: ziranbula.

DİVAN SÖZCÜĞÜNÜN TANIMI


DİVAN SÖZCÜĞÜNÜN TANIMI

  • sözcüğünün sözlük bakımından iki anlamı vardır: Belli bir kalıpla yazılan ve besteyle okunan şiir türüne denir. Kalıp “fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün” şeklindedir. sözcüğü, ikinci olarak, tarzında şiir yazan sanatçıların eserlerini topladıkları kitap anlamına gelir. , klasik Türk müziğinde ise en az üçer kıtalık şiirlerden bestelenen şarkıları tanımlar. Bu kıtalar birbirlerinden ara nağmelerle ayrılır. Her kıtanın başında genellikle “ah”, “yâr” gibi bir terennüm sözcüğü eklenir. Kıtalardan biri yer yer ritimsiz okunacak şekildedir. Bir diğer kıta da “doğaçlama” görüntüsü vermesi amacıyla tümüyle ritimsiz olarak bestelenir. , aynı zamanda İslam devletlerinde idari yargı, maliye, askerlik ve yönetimle ilgili işleri yürüten kurul ve dairelere verilen addır.
           şairlerinin eserlerini önceleri serbest, daha sonra belli bir düzen içinde topladıkları kitaplar divanlar, çeler ve hamselerdir. , çe ve hamseler, yazarlarının adlarıyla anılırlar. Örneğin Nedîm ı, Fuzulî ı gibi.


     

  • Şairlerin şiirlerini belli bir düzen içinde topladıkları kitaplardır. Bir tür antoloji olarak görülebilir. Zamanla divanlarda şiirler belli bir düzene göre sıralanmaya başladı. Bu elemeye tertibi” bu tür divanlara da “mürettep adı verilir. Tam bir divanda sırasıyla, kaside (tevhid, münacat, na’t, medhiye), tarih, musammat, gazel bölümleri yer alır. En sonda da lugazlar, muammalar, müfredler, azadeler bulunur. Divanda gazeller kafiye ve rediflerinin son harfinin Arap alfabesindeki sırasına göre dizilir. Yani elif’ten başlayıp ye harfine kadar. Her harften en az bir şiir olması şarttır. Ama buna uymayan şairler de olmuştur.

    çe
     

  • Küçük anlamındadır. Düzen ve konuları divanlarla aynıdır. Yine kaside, tarih, musammat, gazel ve kıta sırasını izler. Ama bir çede bu bölümlerden en az biri eksik olur. çe, belli türleri seven şairlerin bilinçli bir seçimi olabildiği gibi, bir şairin dolduracak kadar şiir yazamadan ölmesi nedeniyle de oluşabilir. Figânî ve Fâzlı’nin çeleri bu türdendir.


     

  • Bir şairin 5 mesnevisinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan yapıttır. yazarı şairler şairi ya da hamsenüvis diye bilinir. Türk edebiyatında 16. yüzyılda gelişmeye başladı. İlk hamseyi Çağatay şairi Ali Şir Nevai yazdı. edebiyatının ilk hamsesini yazan şair de Hamdullah Hamdi’dir. türüne düzyazının girişi ise 17. yüzyılda gerçekleşti. Nergisi hamseye düzyazıyı sokan ilk yazardır. Çoğunlukla hüzünlü aşkların konu edinildiği hamselerde soyut kavramları işleyen mesnevilere de yer verilir. sahibi yazarları edebi çevrelerde büyük saygı görürdü.



  • Bu sayfaya yorum yapabilirsiniz Bu sayfa yeterli değilse forumda yardım isteyin Sayfanın ayrıntıları


    ! Detaylar ... !

    Ekleyen: admin
    Kategori: not
    Tarih: Mart 31st, 2008
    Sayfanın Okunma İstatistikleri
    Toplam: 18
    Bugün: 0
    Son Okunma: 08 September 2008

    Etiketler: , ,

  • Bu yazıyı RSS 2.0 ile takip edebilrsiniz.

  • Sosyal imleme sitelerine ekleyebilirsiniz: EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu



    Önceki Yazı: « DİVAN EDEBİYATININ TARİHÇESİ
    Sonraki Yazı: İSLAMİYET’TEN ÖNCEKİ TÜRK EDEBİYATI »


    Bunlar da ilginizi çekebilir.

    Benzer Yazılar

    Rastgele Yazılar:

    Wohnen & Einrichten usta-pagerank.com

    Blogbul.com Kültür Sanat Siteleri Toplist BlogArsivi Link Değişimi