Hayatın Işığı Altında..

ışık tutmak için: ziranbula.

Fiilimsiler


Fiillerden türemiş olmakla birlikte bir gibi çekimlenemeyen olumlu, olumsuz şekilleri yapılabilen ve cümlede , , gibi görevlerde kullanılan sözcüklerdir. Üç grupta incelenir.

a. İsim -

Fiillere “-mak, -mek” , “-ma, -me”, “-ış, -iş, -uş, -üş” eklerinin getirilmesiyle yapılır.

“O şimdi romanını bitirmekle meşguldür.”

“Size gelmeyi ben de çok istemiştim.”

“Onun yemek hazırlayışını gördün mü hiç?”

cümlelerinde altı çizili sözler -fiildir. Bu ekleri benzer eklerle karıştırmamak gerekir.

“Sana, bir daha buraya gelme, demiştim.”

cümlesinde altı çizili sözcükteki ek - eki değil, olumsuzluk ekidir.

Bazı sözcükler aslında - ekleriyle türediği halde, zamanla isimleşmiş, yani özelliğini kaybetmiş olabilir.

“Biraz ekmek alabilir miyim?”

“Bugün gelmediğini danışmadan öğrendim.”

“Derste yağış türlerini inceledik.”

cümlelerinde altı çizili sözcükler - değildir.

“Deneme sınavlarıyla bu öğrencileri denememiz doğru değil.”

cümlesinde altı çizili birinci sözü “denememe” şeklinde kullanamayız; çünkü bu sözcük artık isimleşmiştir. Ancak altı çizili ikinci sözcük “denemememiz” şeklinde kullanılabilir; yani olumsuz yapılabilir, öyleyse anlamı devam ediyor; yani bu -fiildir.

b. -

Fiillere “-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” eklerinin getirilmesiyle yapılır. Çoğu zaman görevinde kullanılır.

“Kışta açan çiçeklerin ömrü az olur.”

“Öpülesi elleri vardı analarımızın.”

“Senin ne bitmez çilen varmış böyle.”

“Buralarda bir akar çeşme yok galiba.”

“Size biraz bilinmedik fıkralar anlatayım.”

“Bana gazetemi getirecek biri yok mu burada?”

“Onda ne yakası açılmamış sözcükler vardır.”

cümlelerinde altı çizili sözcükler -fiildir.

- eklerinden “-dik” ve “-ecek” ekleri çoğu zaman kendinden sonra iyelik eki alarak kullanılır.

“Çözdüğüm soruları niçin yeniden soruyorsun?”

“Gideceğin gün belli mi?”

cümlelerinde altı çizili -fiiller iyelik eki almıştır.

Bu ekler aynı zamanda sıfatla hiç ilgisi olmayan kullanımlarda da görülür. Bu, daha çok dolaylı anlatımda karşımıza çıkar.

“Kitabımı sana verdiğimi unutmuşum.”

“Senin de bizimle geleceğini bilmiyorduk.”

cümlelerinde - ekleri sıfatla ilgisi olmayan bir kullanımda görülüyor.



-fiiller niteledikleri isimler düştüğünde onların yerine geçebilir.

“Benden aldıklarını ne zaman geri göndereceksin?”

“Beni arayanların adreslerini almayı unutma.”

cümlelerinde altı çizili -fiiller ismin yerine geçecek şekilde kullanılmıştır.

Kimi zaman -fiiller çekimli fiillerle karışabilir.

“Gideceğim bu şehirden artık.”

“Gideceğim herkes tarafından biliniyor.”

cümlelerinde altı çizili sözcüklerin yazılışları aynıdır. Ancak birincisinde “Ben gideceğim” ifadesi olduğundan çekimli fiildir. İkincisinde ise “benim gideceğim” anlamında olduğundan, yani fiilin sonunda iyelik eki kullanıldığından , -fiildir.

Elbette fiilden türeyip olan her sözcük de değildir.

“Yıkık duvarların resmini çektik.”

cümlesinde altı çizili sözcük “yıkmak” fiilinden türemiştir. Ancak değildir. Çünkü fiilimsilerin anlamı devam ettiğinden olumsuz şekilleri de kullanılabilir. Biz bu sözü “yıkmayık” şeklinde kullanamayız.

Aynı cümleyi biz;

“Yıkılmış duvarların resmini çektik.”

şeklinde söyleseydik, bunu “yıkılmamış” şeklinde de ifade edebilirdik. Çünkü bu sözcük fiilimsidir.

c. Bağ- (-)

Fiillere, bağ- eki dediğimiz eklerin getirilmesiyle yapılır; cümlede daima olarak kullanılır.

“Kapıyı açınca karşımda onu gördüm.”

“Soruları çözdükçe konuyu daha iyi anlıyorum.”

“Bize haber vermeden gitmeyin sakın.”

“Bu kağıdı müdüre imzalatıp geri getirin.”

“Televizyon seyrederken çoğu kez uyuyakalırdı.”

“Gezdiği yerleri anlata anlata bitiremiyordu.”

“Sınıfa girer girmez öğrencileri azarlamaya başladı.”

“Sadece kitap okuyarak bu kadar bilgi kazanılamaz.”

“Köyden ayrılalı yaklaşık on yıl oldu.”

“Ders çalışmaksızın sınavı kazanacağını mı sanıyorsun?”

cümlelerinde altı çizili sözcükler bağ-fiildir. Görüldüğü gibi yüklemin durumunu ya da zamanını bildirerek onun ı olmuşlardır.

Bunlar arasında yapı bakımından diğerlerine benzemeyen bağ eki “-ken” ekidir.

Bu ek diğer eklerinin aksine kendinden önce bir çekim eki alarak kullanılır. Bunun nedeni “-ken” ekinin, ekfiilin bir bağ- eki olmasındandır. Hatta bu özelliğinden dolayı isimleri bile yapabilir.

“Ben çocukken burada yaşlı bir çınar ağacı vardı.”

cümlesinde “-ken” eki “çocuk” ismini yapmıştır. Elbette bu, bir değildir. Çünkü fiilimsiler fiillerden türeyen sözcüklerdir.

Bağ- eklerinin diğer eklerinden önemli bir farkı vardır. Diğer fiilimsilerden sonra çekim ekleri kullanılabildiği halde bağ-fiillerden sonra hiçbir çekim eki kullanılamaz. Bazı bölgelerde “koşaraktan” gibi kullanımlar görülse de yazı dilinde böyle bir kullanım yoktur.



Bu sayfaya yorum yapabilirsiniz Bu sayfa yeterli değilse forumda yardım isteyin Sayfanın ayrıntıları


! Detaylar ... !

Ekleyen: admin
Kategori: dil
Tarih: Mayıs 22nd, 2008
Sayfanın Okunma İstatistikleri
Toplam: 70
Bugün: 2
Son Okunma: 20 November 2008

Etiketler: , , , ,

  • Bu yazıyı RSS 2.0 ile takip edebilrsiniz.

  • Sosyal imleme sitelerine ekleyebilirsiniz:
    Digg'e EKLE Bookmark'a EKLE Stumble'a EKLE Technorati'e EKLE

    Önceki Yazı: « Birleşik Fiiller
    Sonraki Yazı: Birleşik Zamanlı Fiiller »


    Bunlar da ilginizi çekebilir.

    Benzer Yazılar

    Rastgele Yazılar:

    Wohnen & Einrichten usta-pagerank.com

    Kültür Sanat Siteleri Toplist BlogArsivi Link Değişimi