Hayatın Işığı Altında..

ışık tutmak için: ziranbula.

Cümlenin Öğeleri


Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle denir. Şimdi birbirini tamamlayan öğeleri inceleyeceğiz.

Bir cümlenin oluşması için en önemli şart, kip ve şahıs bildiren bir unsurun bulunmasıdır. Yani eğer cümle içinde herhangi bir söz, haber veya dilek kiplerinden herhangi biriyle çekimli halde bulunuyorsa o, bir yargı bildiriyor demektir. Yargı bildirmek ise cümle olmanın en önemli koşuludur. Şahıs bildirmek, cümle olmak için her zaman gerekli değildir.

Cümlede bulunabilecek öğeler, , özne, ve lerdir. Bunların özelliklerinin neler olduğunu şimdi ayrı ayrı görelim.

Cümlede kip ve zaman bildirerek yargıyı ortaya koyan temel unsurdur. Tek başına cümle özelliği gösterir. Diğer öğeler yüklemin tamamlayıcı öğeleridir.

Cümlede yüklemi bulmak için herhangi bir öğeye soru soramayız. Onu çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız.

Örneğin;

“Biliyorum” sözü “bilmek” eyleminin şimdiki zamanla çekimlendiğini gösteriyor. Öyleyse yargı bildiriyor demektir. Dolayısıyla bir cümledir.

“Biraz önce gelen çocuk, kapıcının kızıydı.”

cümlesindeki altı çizili söz isim tamlaması olduğundan;

“O, eskiden, yaramaz bir çocuktu.”

cümlesindeki altı çizili söz sıfat tamlaması olduğundan birbirinden ayrılmaz ve birlikte olur.

Özne

Cümlede yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan ya da oluş içinde bulunan öğedir. Cümlenin temel öğesidir. Ancak her cümlede bulunmak zorunda değildir.

Cümlede özneyi bulmak için yükleme “kim” ve “ne” sorularını sorarız. Ancak özellikle “ne” sorusu, nesneyi bulmak için de sorulduğundan, biz özne sorusunu yükleme değişik biçimde sorarız.

Örneğin;

“Öğretmen soruyu bana sordu.”

cümlesinde “sordu” yüklemdir. Özneyi bulmak için yükleme “Soran kim?” diye soruyoruz. Cevap olarak “Öğretmen” geliyor. Öyleyse cümlenin öznesi bu sözcüktür.

Cümlede özne yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, açık olarak verilebileceği gibi, yüklemin çekiminden de çıkarılabilir. Cümlede olmayan, yüklemdeki şahıs eklerinden anlaşılan bu tür öznelere “gizli özne” adı verilir.

“Sana bu kitabı iki günlüğüne verebilirim.”

cümlesinin yüklemi “verebilirim” sözüdür. Özneyi bulmak için “Veren kim?” diye soruyoruz, “Ben” cevabı geliyor; ancak bu söz cümlede yok, biz bunu yüklemin bildirdiği şahıstan çıkarıyoruz. Öyleyse bu cümlenin öznesi gizli öznedir. Bu özne cümlede var olan öğelerden biri sayılmaz. Yani “Geldim.” cümlesinde öznenin “ben” olduğu görülse bile bu cümle sadece yüklemden oluşmuş sayılır.

Her cümlede özne bulunmaz. Yani eylemi yapan bazen belli değildir.

“Kasabaya bu yoldan gidilmez.”

cümlesinde “Gidilmeyen ne, gidilmeyen kim?” gibi sorulara cevap alınmaz. Öyleyse cümlenin öznesi yoktur.

Cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen öğedir. Yükleme sorulan “kimi, neyi, ne” sorularına cevap verir.

Nesneler hal ekini alıp almamalarına göre iki grupta incelenir.

1. Belirtili

görevinde bulunan söz, “-i” hal ekini almışsa, nesneye belirtili denir.

“Çiçekleri annesine verdi.”

cümlesinde “Çiçekleri” nesnesi “-i” hal eki aldığından belirtili nesnedir.

2. Belirtisiz

görevinde bulunan söz “-i” hal ekini almamışsa , belirtisiz nesnedir.

“Annesi için çiçek topladı.”

cümlesinde “çiçek” nesnesi bu eki almamış ve belirtisiz olmuştur.

Dolaylı Tümleç

Yüklemin yöneldiği, bulunduğu, çıktığı yeri gösteren öğedir. Yükleme sorulan “-e”, “-de” ve “-den” hal eklerini alan sorulara aynı ekleri alarak cevap veren sözcük ya da söz öbekleri dolaylı tümleç görevinde bulunur. Soruların ve cevapların aynı ekleri alması zorunluluğu bunun diğer öğelerle karışmasına engel olur. Bunu örneklerle açıklayalım.

“Elindeki kitap ve defterleri bana verdi.”

cümlesinde altı çizili öğeyi bulabilmek için yükleme “kime” sorusunu soruyoruz. Soru da cevap da aynı eki almış. Öyleyse “bana” sözü dolaylı tir.

“Sizinle ancak yaza görüşürüz.”

cümlesinde altı çizili sözcük de “-e” hal ekini almıştır. Ancak bu öğeyi bulmak için yükleme “ne zaman” sorusunu soruyoruz. Görüldüğü gibi soru hal eki almadan soruluyor. Öyleyse bu, “-e” hal eki almış olmasına rağmen dolaylı tümleç değildir.

“Kimseye sormadan dışarı çıktı.”

cümlesinde ise altı çizili öğeyi bulmak için yükleme “nereye” sorusunu soruyoruz. Bu durumda soru, “-e” hal eki almış, ancak “dışarı” sözü aynı eki almamış. Öyleyse buna da dolaylı tümleç diyemeyiz.

Görüldüğü gibi sorular ve cevapların aynı ekleri alması koşulu, birbiriyle karışan öğeleri ayırt etmemizi sağlıyor.

Aynı durumu “-de” ve “-den” eklerinde de görebiliriz.

“Beni sınıfta iki saattir bekliyormuş.”

cümlesindeki altı çizili öğeyi cevap olarak almak için, yükleme “nerede” sorusunu soruyoruz. Öyleyse bu öğe dolaylı tir.

“Hepimiz iki saattir ayakta bekliyoruz.”

cümlesinde ise altı çizili öğeyi bulabilmek için yükleme “nasıl” sorusunu sormamız gerekiyor. Görüldüğü gibi soru “-de” ekiyle sorulmamış. Demek ki öğe dolaylı tümleç değil.

“O, iki gün önce buradan ayrıldı.”

cümlesinde altı çizili öğe “nereden” sorusuna cevap vererek dolaylı tümleç olmuş.

“Senin de gelmeni yürekten isterdim.”

cümlesinde altı çizili öğe “nasıl” sorusuna cevap verdiğinden dolaylı tümleç değildir.

“Şu elmadan üç kilo verir misin?”

cümlesinde altı çizili öğeyi bulmak için “neyden” sorusunu yükleme soruyoruz. Cevap geldiğinden öğe dolaylı tir.

“Hastalandığından gelmedi.”

cümlesinde altı çizili öğeyi ise “niçin” sorusuyla buluyoruz. Öyleyse bu, dolaylı tümleç değildir.

Örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Burada unutmamamız gereken, soruyla cevabın aynı ekleri (-e, -de, -den) almasıdır. Dolaylı tümleci bulduran soruları ezberlemek yerine, bunu kavramak daha avantajlı bir yoldur.

Tümleci

Yüklemin zamanını, durumunu, miktarını, yönünü, koşulunu vb. bildiren öğelerdir. Bunların her biri değişik bir soruyla bulunur.

“Hava kararmadan köye inmeliyiz.”

cümlesindeki altı çizili “ne zaman”;

“Dosta düşmana muhtaç olmadan yaşamalıyız.”

cümlesinde altı çizili “nasıl”;

“Aldığı notlar şaşılacak kadar yüksekti.”

cümlesindeki altı çizili “ne kadar”;

“Tek bir söz bile söylemeden içeri girdi.”

cümlesindeki altı çizili “nereye”;

“Zamanımız kalırsa bir örnek daha çözeriz.”

cümlesindeki altı çizili “hangi takdirde” sorularına cevap vermişlerdir. Yükleme sorulan bu sorulara cevap veren öğeler daima zarftır. Ancak burada “nereye” sorusuna dikkat etmeliyiz. Dolaylı tümleç konusunda da söylemiştik, bu soru dolaylı tümleci de buldurur. Ancak cevabın da aynı eki alması gerekir. Örnekteki “içeri” sözü ise bu eki almamıştır. Bu özelliği, yani hal eki almadan yön bildirme özelliğini yer-yön zarfları gösterir.

Cümleyi öğelerine ayırırken dikkat edilmesi gereken bir husus, azlık - çokluk zarflarının kullanımıdır.

“O, çok çalışkan bir öğrencidir.”

cümlesinde , altı çizili sözün tamamıdır. Çünkü “öğrenci” isimdir, “çalışkan” öğrencinin sıfatıdır. “çok” da çalışkan sıfatının ıdır. Dolayısıyla, “çok çalışkan bir öğrenci” sıfat tamlaması olduğundan bunlar birbirinden ayrılmaz. Oysa biz aynı cümleyi;

“O, çok çalışkandır.”

şeklinde kullansak, “çalışkandır” “çok” tümleci olacaktır. Kısaca adlaşmış sıfatlar olduğunda, onun derecesini bildiren zarflar tümleci olur. Çıkmış soruların birinde,

“Kafesteki kuşların tüyleri, şaşılacak kadar parlaktı.”

cümlesi verilmiş ve “şaşılacak kadar” öğesine tümleci denmiştir.

Tümleci

Çıkmış sorularda, seçeneklerde bile olsa, tümleci adının geçtiği görülmemiştir. Ancak bazı soruların çözümünde yardımcı olduğu söylenebilir. Eğer seçeneklerde “ tümleci” adı geçmiyorsa, siz “ tümleci” olarak gördüğünüz söz öbeklerine tümleci de diyebilirsiniz.

Yüklemin ne ile, kimin ile, hangi amaçla, yapıldığını gösteren söz öbeklerine tümleci denir.

“O, bütün yazılarını, dolma kalemle yazar.”

“Bu araştırmayı arkadaşlarıyla yapmış.”

“Bu yemekleri sizin için hazırladım.”

cümlelerindeki altı çizili söz öbekleri tümleci sayılır.

Cümle içinde her söz, cümlenin bir öğesi durumunda değildir. Yükleme sorulan sorulara cevap vermeyen söz veya söz öbekleri cümle dışı unsur sayılır. Örneğin aşağıdaki cümleyi öğelerine ayıralım.

“Ahmet, sana defalarca geç kalmamanı söylemedim mi?”

            Dolaylı T.                           

Görüldüğü gibi “Ahmet” sözü cümlede yükleme sorulan herhangi bir soruya cevap vermiyor yani cümle dışı unsurdur.



Bu sayfaya yorum yapabilirsiniz Bu sayfa yeterli değilse forumda yardım isteyin Sayfanın ayrıntıları


! Detaylar ... !

Ekleyen: admin
Kategori: dil
Tarih: Mayıs 22nd, 2008
Sayfanın Okunma İstatistikleri
Toplam: 65
Bugün: 0
Son Okunma: 08 September 2008

Etiketler: , , , , , ,

  • Bu yazıyı RSS 2.0 ile takip edebilrsiniz.

  • Sosyal imleme sitelerine ekleyebilirsiniz: EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu



    Önceki Yazı: « EKLER
    Sonraki Yazı: FİİLLERDE ÇATI »


    Bunlar da ilginizi çekebilir.

    Benzer Yazılar

    Rastgele Yazılar:

    Wohnen & Einrichten usta-pagerank.com

    Blogbul.com Kültür Sanat Siteleri Toplist BlogArsivi Link Değişimi