Hayatın Işığı Altında..

ışık tutmak için: ziranbula.

Yanardağ ve Türkiye’deki Yanardağlar


lar, yeraltındaki ergimiş kayaların ,kaya parçalarının ve gazların yerkabuğundaki açıklıklardan püskürdüğü oluşumlardır.Art arda olan püskürmeler sonucunda maddelerin üst üste yığılmasıyla ortaya çıkan yükseltiler de aynı biçimde adlandırılır.Yüzeye çıkan ergimiş durumdaki maddeler zamanla katılaşarak volkanik kayaları oluşturur .Depremler gibi ların da çoğu sınırlarına yakın yerlerde bulunur.Öte yandan, nasıl ki, sınırlarına uzak yerlerde de zaman zaman olursa, bazı lar da levhaların iç bölümlerinde bulunur.

Yayılma Sırtları:

Okyanus dibinde. İki levhanın birbirinden uzaklaşmakta olduğu sınırda ,okyanus ortası sırtları ya da yayılma sırtları adı verilen lardan oluşan sıra dağlar vardır. birbirinden ayrıldıklarında astenosfer üzerindeki basınç azalır.Bunun sonucunda, sınırının altında bulunan katı durumdaki minareler tanecikleri ergiyerek magmaya dönüşür.Yükselmeye başlayan yeni magmanın çoğu kenarlarında katılaşıp kalır, yüzeye ulaşan bölümü ise okyanus tabanında lar oluşturur.

“Plastik” Kayalar:

Bilim adamları, astenosferi genellikle “plastik” olarak tanımlarlar.Bunun nedeni, astenosferin büyük bir bölümün yumuşsak olmasına karşın , sıvıdan çok küçük miktarlarda bulunan katı mineral taneciklerinden oluştuğunu düşünüyorlar.Astenosferdeki sıcaklığın , minerallerin çoğunu ergitmeye yetecek kadar yüksek olmasına karşın ,üsteki litosfer katmanın neden olduğu yoğun basınç bunu engeller.

Dalma-Batma Bölgesi ları:

lar, iki levhanın çarpışması sonucu birinin diğeri altına daldığı sınırlarında oluşur.Dalan , 100-200 km derinlikte bulunan ve dalma-batma bölgesi adı verilen bölgede ergimeye başlar ve magmaya dönüşür.Bu , levhanın üzerinde biriken tortullar ve ergimiş durumdaki okyanusal litosferden oluşur. ,tortullarla birlikte yerin derinliklerine çekilen su içerir.Oluşan yeni ,çatlaklardan geçerek yüzeye püskürür ve üstteki levhanın üzerinde ların oluşuma yol açar.Bu çatlaklar ,levhaların hareketi sonucunda oluşur.Üstteki levhanın okyanusal litosfer levhası olması durumunda ,ların su yüzeyinin üzerinde kalan bölümleri bir dizi volkanik ada oluşturur.

:

, ergimiş durumdaki değişik mineraller ve bazı mineral kristallerinde oluşan lapa benzeri, yoğun bir sıvıdır.Kıvamı, su ve buz kristalleri içeren yarı erimiş durumdaki kar gibidir.Bilim adamları ,magmanın büyük çoğunluğunun astenosferde bulunmakla birlikte bir bölümünün de alt mantonun bazı bölgelerinde geldiğini düşünüyorlar.

Sıcak Noktalar:

Birçok yanardağın oluşumunun sınırlarındaki hareketle bağlantılı olmasına karşın bazıları bu sınırlara uzak yerlerde ortaya çıkabilir.Bu ların ”sıcak noktalar” olarak adlandırılan olağanüstü sıcak bölgelerin varlığı sonucunda oluştukları düşünülüyor.

Bilim adamları, sıcak noktaların astenosfer ve alt mantoda bulunduğu varsayılıyor.Sıcak noktalarda, ısı akımlarının mantonun içinden geçerek yükseldiği tahmin ediliyor.Bu olağanüstü ısının basıncın etkisini ortadan kaldırılması sonucunda da oluşur.Yüzeye doğru çıkan , litosferden geçiş sırasında, yolunun üzerindeki kaya kütlelerini ergiterek kendisine yol açar.Magmanın yüzeye çıktığı yerlerde zamanla lar oluşur.

YANARDAĞ PÜSKÜRMELERİ:

Magmanın yerkabuğundan yükselerek yüzeye çıkmasına yanardağ püskürmesi adı verilir.Yanardağ bir kez oluştuktan sonra yeraltından geldiği sürece püskürmeler devam eder.İki arasında onlarca, yüzlerce, hatta binlerce yıl geçbilir.

Yükselişi:

Astenosferdeki , ancak yeterince büyük bir “kabarcık”oluşturacak biçimde biriktiği zaman litosfere doğru yükselir.Magmanın yükselmesine yol açan süreç, bozuk bir musluktan suyun damlamasına(ancak ters yönde) benzer.Bozuk bir muslukta su sürekli biçimde musluğun ağzında birikir fakat damla halinde düşmesi ancak yeterli ağırlığa ulaşması ile gerçekleşir. da yeraltında yeterli derecede biriktiğinde ve yoğunluğu çevresindeki kaya kütlelerinden daha düşük olduğunda yukarı doğru çıkmaya başlar.Çoğu yanardağın altında (yerkabuğunun içinde ya da altında) magmanın biriktiği bir odası vardır.

Yanardağın Altı:

odası il yanardağın yüzeyi arasında kanal ya da baca olarak adlandırılan genişlemiş çatlaklar bulunur.Bunlar bir önceki patlamalardan arta kalan katılaşmış ile doludur.bazı larda, odasından çıkan çok sayıda baca olmak ile birlikte bunların hepsi yüzeye ulaşmayabilir.Bir bacanın açıldığı yere ağız denir.Yanardağ ağızları yuvarlak ya da ince uzun biçimde olabilir.Bazı ağızlar, krater adı verilen derin çukurların içinde bulunur.Bir sırasında, , biriktiği odasından yüzeye çıkan bacalardan birinden geçerek,yanardağın tepesindeki ağıza ulaşır ve buradan dışarı fışkırır. Bazı durumlarda ise ,yanardağın yamacındaki bir ağızdan çıkar.

:



sırasında yüzeye çıkan adını alır.Yanardağın yamaçlarından, lavdan oluşan bir nehir gibi akan akıntısının zaman soğuyup katılaşmasıyla volkanik kayalar oluşur.Çeşitli türlerde bulunmakla birlikte bunların tümü nerdeyse diğer mineral elementlerinin yanı sıra bir silisyum ve oksijen karışımı olan silisyum dioksit (SiO2) içerir. ın yoğunluğu ,içindeki silisyum dioksit oranına göre değişir.Yoğun olmayan bal kıvamındadır.Yoğun ise şekerlenmiş bal gibi koyu ve yapışkandır.Bir patlama sırasında dan farklı yoğunlukta lavlar püskürebilir.

Bir yanardağın biçimi, büyük oranda, ın yoğunluna bağlıdır.Yoğun olmayan katılaşıncaya kadar daha geniş bir çevreye yayıldığından ,bu Tür lavdan oluşan yanar dağların yamaçları yumuşak eğimli olur.Kalkan biçimli olarak tanımlanan Bu lar, çoğu zaman sıcak noktalar ve yayılma sırtlarında bulunur.Bu ların ı çoğunlukla bazalttan oluşur.Yoğun ,yüksek oranda silisyum dioksit içerir ve genellikle dalma-batma bölgelerinin üzerindeki lardan püskürür.Çok koyu olduğu için ağızdan fazla uzaklaşmadan katılaşan bu ın oluşturduğu lar çoğu zaman koni biçimindedir.

Tipleri:

Yanardağın püskürmeleri, ın çıkış biçimine göre sınıflandırılır.Bu da ın yoğunluğuna ve ın içerdiği gazların ne kadar kolaylıkla kurtulabilmelerine bağlıdır.Yoğun olmayan lavdan kolayca kurtulabilen gazlar, yoğun lavdan ancak büyük patlamalarla kurtulabilirler.

, yüzeye yaklaştıkça üzerindeki basınç azalır ve tıpkı bir gazoz şişesinin kapağı açıldığı zaman basıncın azalması sonucu gazozun içinde hava kabarcıklarının oluşması gibi volkanik gazlar magmanın içinde küçük kabarcıklar oluşturur.

Farklı tipleri:

- Hawaii tipi püskürmeler genellikle hafif şiddetedir.ın çok akışkan olduğu ve içinde gazların kolayca kurtulduğu durumlarda bu tür püskürmeler olur.Kimi zaman , dan dışarı, bir fıskiyeden fışkıran su gibi çıkar.

- Stromboli tipi püskürmeler, ın biraz daha yoğun olması durumunda görülür.Sıkışmış gazlar, yanardağ ağzının çevresine sıvı halde kütlerinin fışkırmasına neden olan, küçük patlamalarla açığa çıkar.

- Vulkona tipi püskürmeler, ın daha yoğun olduğu durumlarda görülür.Sıkışmış gazlar gürültülü patlamalarla açığa çıkar ve yanardağın ağzına iri kaya parçaları ile çok miktarlarda volkanik kül püskürür.

- Pilinius tipi püskürmeler, ın çok yoğun olması durumunda görülür.Sıkışmış gazlar, çok büyük patlamalarla kurtulur.Yanardağın püskürmeleri sırasında büyük miktarlarda volkanik kül gökyüzüne fırlatılır.

LAVAKINTILARI, BLOKLAR VE BOMBALAR:

Püsküren bir dan akan lavlar ,yolları yakıp yıkmasın karşın ,çok ender olarak ölüm yada yaralanmalara yol açar.Bunun nedeni, akıntısının yavaş ilerlemesi ve insanların ondan kaçma olağanı bulabilmeleridir.

“Pahoehoe” ve “aa” , iki farklı akınsına Hawaii dilinde verilen adlardır.Bunlar birbirlerinden , volkanik gazların lavdan çıkış biçimiyle ayrılır.

Pahoehoe akıntıları:

Pahoehoe akıntılarının yüzeyi genellikle düz ya da hafif kırışık olur.Bu tür akıntıların koyu kıvamı değildir yani akışkandır. soğumaya başladığında yüzeyinde düzgün kabuk oluşur. akıntısının iç kısmı ergimiş durumda kalarak akmayı sürdürürken soğumakta olan yüzeyde zaman zaman halat benzeri kıvrımlar oluşturabilir.

Aa akıntıları:

Aa akıntılarında pürüzlü ve çatlaklı bir yüzeyi vardır.Bu akıntılar, daha yoğun lavdan oluşur ve pahoehoe lava kıyasla daha yavaş akar. akarken ,yüzeyi iri parçalar biçiminde kırılır ve içindeki gazlar açığa çıkar.Kırılan parçalar ,sıvı durumu koruyan akıntısının iç kısmı ile birlikte sürüklenir.

Bir aa akıntısısın kenarları ve önü tank paletlerine benzer bir biçimde ilerler:Akıntının önündeki soğumuş parçalar dönerek ın altına girer, ilerlemekte olan bunların üstünden geçer.Katılaşmış aa ının yüzeyi pürüzlüdür ve yanmış kömür yığınlarını hatırlatır.

Yurdumuzdaki lar

Ağrı Dağı (5.137 m)
Ulu Doruk (Reşko Doruğu) Cilo Dağları (4.135 m)
Suppa Durek , Cilo Dağları (4.060 m)
Süphan Dağı (4.058 m)
Kaçkar Dağı (3.932 m)
Erciyes Dağı (3.917 m)
Karaeğri Sivrisi , Cilo Dağları (3.900 m)
Küçük Ağrı Dağı (3.896 m)
Maunsell Sivrisi , Cilo Dağları (3.850 m)
Samdi Dağı , Sat Dağları (3.810 m)
Mordağ , Hakkari Dağları (3.807 m)
Orta Dürek , Cilo Dağları (3.770 m)
Demirkazık Doruğu , Ala dağlar (3.756 m)
Karakülah Doruhu , Cilo Dağları (3.750 m)
Kaldı Doruğu , Ala dağlar (3.748 m)
Kızılkaya Doruğu , Ala dağlar (3.725 m)
Emler Doruğu , Ala dağlar (3.720 m)
Verçenik Doruğu , Rize Dağları (3.711 m)
Koca Sarp , Ala dağlar (3570 m)
Beş Parmak , Ala dağlar (3520 m)
Medetsiz , Bolkarlar (3514 m)
Direk taş , Ala dağlar (3510 m)
Güzeller , Ala dağlar (3041 m)



Bu sayfaya yorum yapabilirsiniz Bu sayfa yeterli değilse forumda yardım isteyin Sayfanın ayrıntıları


Wohnen & Einrichten usta-pagerank.com

Kültür Sanat Siteleri Toplist BlogArsivi Link Değişimi