Hayatın Işığı Altında..

ışık tutmak için: ziranbula.

GEL-GİT (MED-CEZİR), DALGALAR, AKINTILAR, BAŞLICA KIYI TİPLERİ


GEL-GİT (-CEZİR), , AKINTILAR, BAŞLICA KIYI TİPLERİ

 

1. GEL - GİT ( - CEZİR)

 

Özellikle, Ay’ın ve Güneş’in çekim gücü tesiriyle okyanuslarda görülen alçalma - yükselme hareketleridir. Ay, Dünya’ya Güneş’ten daha yakın olduğu için, gel - git oluşumundaki etkisi daha fazladır. Ay ve Güneş aynı doğrultuda oldukları zaman çekim güçleri birbirine eklenir ve kabarma daha fazla olur. Buna Büyük denir

 

Ay ve Güneş birbirlerine dik doğrultuda oldukları zamanlarda çekim güçleri birbirini zayıflatır ve kabarma daha az olur Buna da Küçük denir.

 

Suların kabarma ve çekilme düzeyleri arasındaki dikey yükselti farkına gel - git genliği denir. İç denizlerde genlik az iken (30 - 80 cm), kıyı denizlerde fazladır. (8 - 20 m)

 

Türkiye’nin çevresindeki olduğu için gel - git genliği azdır. Bu nedenle, ülkemiz kıyılarında gel - git’in etkisi hissedilmez.

 

Gel - Git’ etkisi sonucunda;

 

Akarsu ağızlarında oluşumu engellenir.

Akarsu vadilerinin ağızlarının tıkanması önlenir.

Kıyı kirlenmesi önlenir.

Haliçler oluşur. yükseldiği zaman akarsuların ağız kısımlarına sokulur ve haliç şekli meydana gelir. Bu çeşit kıyılara estuar (haliç tipi) kıyılar denir.

Watt kıyıları oluşur. , belli aralıklarla alçalıp yükselince kıyı çizgisi değişir. alçalınca ortaya çıkan, yükselince ortadan kalkan bu kıyılara watt kıyıları denir.

 

 

2.

 

, yüzeyindeki salınım hareketleridir.

dibindeki depremlere ve faaliyetlere bağlı olarak oluşan dalgalara ı denir.

 

ı oluşturan nedenler;

 

Dünya’nın dönmesi,

Rüzgârlar,

Depremler,

Denizaltı heyelanı,

Volkanizma’dır.

 

 

3. AKINTILAR

 

yüzeylerindeki suların, bulundukları yerlerden başka alanlara doğru taşınmasına akıntı denir.

 

 ın oluşmasına neden olan faktörler şunlardır:

 

a. Yoğunluk farkı

 

Sıcaklık farkı: Yoğunluğu fazla olan soğuk sular, alttan sıcak su alanlarına doğru, yoğunluğu az olan sıcak sular, üstten soğuk su alanlarına doğru akarlar.

 

Tuzluluk farkı: Yoğun olan tuzlu sular, alttan tatlı su bölgelerine doğru, yoğunluğu az olan tatlı sular ise üstten tuzlu su bölgelerine doğru akarlar.

 

b. Seviye farkı

Beslenme kaynakları fazla olan denizlerin seviyeleri, beslenme kaynakları az olan denizlere göre fazladır. Örneğin, İstanbul ve Çanakkale boğazındaki gibi.

 

c. Sürekli rüzgârlar: ve denizlerdeki ın en önemli nedeni, sürekli rüzgârlardır. Rüzgârların süresi ve şiddeti, ın etkili olma süresi ve alanını etkiler.

 

d. Gel - git olayı: ve okyanuslardaki ın oluşum sebeplerinden birisi de, gel - git olayıdır. Gel - git’in etkili olduğu kıyılarda şiddetli , buna bağlı olarak aşınım ve birikim şekilleri oluşur.

 

 

4. VE AKINTILARIN OLUŞTURDUĞU KIYI ŞEKİLLERİ

 

Falezler (Yalıyarlar): Yüksek kıyılarda ın etkisiyle kıyıların alt kısımları aşındırılır ve bazı oyuklar oluşur. Bu oyuklar büyüdüğü zaman tavanları çöker ve denize dik kıyılar meydana gelir. Bu dik kıyılara falez ya da yalıyar adı verilir                                     

 

Ülkemizde, falezler en çok Karadeniz kıyılarında oluşmuştur. Çünkü, en dik kayılarımız Karadeniz kıyılarıdır. Hopa - Sarp kıyıları ile Cide - İnebolu kıyıları arasında ve Şile çevresinde falezli kıyıların en tipik örnekleri görülür. Akdeniz’de Teke ve Taşeli kıyılarında da falezler oluşmuştur.

 

Kıyı Kumsalları (Plajlar): ve ın etkileriyle kıyıdan koparılan malzemeler, bir müddet sonra sürtünme sonucu iyice ufalanır, incelir. bu küçülen malzemeleri alçak kıyılarda biriktirirler. Sonuçta kıyı kumsalları yani plajlar oluşmuş olur.

 

Kıyı Okları ve Kordonları: ve kıyı ı, taşıdıkları materyalleri özellikle koyların kenarında biriktirirler. Sonuçta kıyılarda çıkıntılar oluşur.

 

Bunlara kıyı oku denir. Kıyı okları zamanla daha da genişler ve uzar. Bunlara da kıyı kordonu adı verilir.

 

Kıyı okları ve kordonları, en belirgin olarak Çukurova, Göksu, Çarşamba ve Bafra deltalarında oluşmuştur.

 

Lâgünler: Koyların önünde oluşan kıyı kordonları zamanla koyun önünü tamamen kapatır ve denizle olan bağlantısını keserek kenarında bir göl oluşumuna sebebiyet verir. Böyle oluşan göllere lâgün ya da kulağı denir.

 

Türkiye’deki bütün ında küçük lagünler oluşmuştur. Ayrıca, Büyük ve Küçük Çekmece Gölleri ile Durusu Gölü birer lagündür.

 

Tombololar: Kıyı yakınındaki bir adanın bir kordonla kıyıya bağlanması sonucu oluşan yarım adalara tombolo denir. Türkiye’de Güney Marmara kıyılarındaki Kapıdağ Yarımadası tomboloya örnek olarak verilebilir.

 

 

5. BAŞLICA KIYI TİPLERİ

 

a. Fiyort Kıyılar: Buzul vadilerinin sular altında kalması sonucu oluşan kıyılardır. Bu kıyı tipine ait en güzel örnek, İskandinav Yarımadası’nın Atlas Okyanusu kıyılarıdır. Dünya’nın en büyük fiyordu Norveç’teki Soğne fiyordudur.

 

b. Skyer Kıyılar: Buzulların aşındırdığı tepeciklerle veya buzulların biriktirdiği moren yığınlarıyla şekillenmiş kıyılar sular altında kalınca yüzlerce adacık ortaya çıkar. Bu tür kıyılara skyer kıyılar denir. Baltık Denizi’nin kuzeydoğusunda bu tür kıyılar görülür.

 

c. Ria tipi kıyılar: Plâtoları yaran derin vadilerin sular altında kalmasıyla oluşan kıyılardır. Dünya’da en güzel örnekleri, Güneybatı İrlanda ve Kuzeybatı İspanya’da görülür. Ülkemizde’de Güneybatı Ege kıyıları, İstanbul ve Çanakkale boğazları ile Haliç, ria tipi kıyılara örnek olarak verilebilir.

 

d. Liman tipi kıyılar: Alçak kıyılardaki geniş vadilerin sular altında kalması ve bunların önünün kıyı setleriyle kapatılması sonucunda oluşmuştur.

 

Dünya’daki en iyi örnekleri, Ukrayna’nın Karadeniz kıyılarında görülür. Ülkemizde de örnek olarak Büyük ve Küçük Çekmece kıyıları gösterilebilir.

 

e. Dalmaçya tipi kıyılar: sularının, kıyıya paralel uzanan dağlar arasındaki çukurluklara dolmasıyla oluşan kıyılardır. Dünya’daki en iyi örneği Adriya Denizi kıyılarında görülür. Ülkemizde de Kaş (Antalya) çevresinde bu tür kıyılara rastlanır.

 

f. Haliç (Estuar) tipi kıyılar: Gel - git olayı sonucunda akarsu ağızlarının aşındırılmasıyla oluşan ve huniye benzeyen kıyılardır. Dünya’nın en büyük halici Hamburg halicidir. Bunun yanında Londra, Elbe, Wesser, Thames, Evoş, Bordeaux ve Weischel haliçleri de Dünya’nın önemli haliçlerindendir. Bu haliçlerin hepsi, aynı zamanda gelişmiş birer limandır.

 

g. Boyuna kıyılar: Dağların denize paralel uzandığı yerlerde boyuna kıyılar görülür. Bu kıyılarda girinti ve çıkıntı son derece azdır. Karadeniz ve Akdeniz kıyıları bu tiptendir.

 

h. Enine kıyılar: Dağların denize dik uzandığı yerlerde enine kıyılar görülür. Bu kıyılarda girinti - çıkıntı son derece fazladır. Ege kıyıları bu tiptendir.

 

 

TÜRKİYE’NİN DAĞLARI VE ÖZELLİKLERİ

 

 1) Ortalama yükselti oldukça fazladır(1132m).Yükselti batıdan doğuya doğru artar.Yükselti basamaklarının dağılımı şöyledir:

 

 -0-500 m arasında olan yerler > %17,5

 

                - 500  -  1000 “                %26,

 



                - 1000-  2000 “                %49,9

 

                - 2000m’den yüksek yerler %7

 

2) Düzlükler geniş yer kaplar. ın yükseltileri de fazladır.

 

3) Ülkemizin yaklaşık yarısı 1000 – 2000 m arasıdır.

 

4) Ülkemizin, yüksek sıradağları doğu-batı doğrultusunda uzanır. Kuzey ve güneydeki bu sıradağlar doğuda birleşirler.

 

5) Anadolu; Karadeniz Akdeniz havzaları arasında yüksek bir kütledir.

 

6) Denizlerin derin kesimi ile kıyı dağları arasındaki fark 5000m’yi geçer.   

 

Türkiye’deki dağlar orojenik hareketlerle ve olaylar sonucu oluşmuştur.

 

 

1) OROJENİK HAREKETLERLE MEYDANA GELEN DAĞLAR:

 

(Oro-Dağ, Jenez-Oluşum Orojenez > Dağ oluşum hareketleri ). Sıra dağlar genellikle derin denizlerde biriken tortulların, yan basınç oluşturan kıta hareketleri sonucu, kıvrılarak yükselmesi ile  oluşmuştur. Ya da kırılarak yükselmesi sonucu oluşmuştur.

 

a-Kıvrım Dağlar:

 

Bu dağlar esnek ın kıvrılarak yükselmesi sonucunda oluşmuşlardır. Türkiye’deki kıvrım dağlarını Apl-Himalaya kıvrım sistemi içinde düşünüyoruz.

 

Türkiye’nin bulunduğu yerde Tetis Jeasanklinali vardı. Bu küçülerek 3. zaman ortalarına kadar varlığını devam ettirmiştir. Bu jeosanklinal, etraftan dış kuvvetlerin getirdiği materyallerle dolmuş ve kalın tortul oluşturmuş,daha sonra bu tortul kıvrılarak yükselmiş, böylece Alp-Himalaya kıvrım sistemi oluşmuştur. Ülkemizdeki Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslarda,  bu kuşak içersinde olup, kalker ının kıvrılmasıyla oluşmuştur.

 

Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar; Van gölünün kuzeyinde birleşirler.  Bunlar oluşumlarını 3. zaman sonlarında, bugünkü şekillerini de 4. zaman başlarında Anadolu’nun toptan yükselmesiyle kazanmıştır.

 

b-Kırık Dağlar:

 

Kıvrılma özelliğini kaybetmiş olan kırılmaya uğrarlar. Böylece fay hatları oluşur. Fay hatları boyunca, bazı kısımlar çökerken, bazı kısımlarda, yüksekte kalırlar. Çöken kısımlara GRABEN, yükselen kısımlara HORST denir. Bunlara örnek Ege’deki hattı verilebilir. Kazdağı, Kozak D. Yunt Buzdağlar, Aydın D., Menteşe D. horstlara örnektir.

 

 

 

2) VOLKANİK DAĞLAR

 

dağlar, yerin derinliklerinde bulunan kızgın, erimiş ve basınç altındaki magmanın yeryüzüne çıkmasıyla oluşur. Ülkemizdeki faaliyetler III. Zamanda yoğun olarak görülmüştür. Bu faaliyetler sonucu kırıklar boyunca magma yeryüzüne akmış ve araziyi oluşturmuştur. dağları şu şekilde sıralayabiliriz.

 

a) Doğu An. Bölgesi Volkanları: Bu dağlar Van gölünün kuzeyinde bir fay hattı üzerinde yer almıştır. Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı dağı bu dağ sırasının kuzeydoğu ucunda yer alır.

 

                Ağrı Dağı: 1203km2’lik alan içersinde kuruludur. İki kütle halindedir.Küçük Ağrı 3896cm yük.Büyük Ağrı ise 5137m yüksekliğe sahiptir.

 

                Tendürek Dağı: Yüksekliği 3533 m’dir Çaldıran ilk Doğu beyazıt arasında bulunur.

 

                Süphan dağı: Yüksekliği 4058 m’dir (Bitlis)

 

                Dağı: Bitlis de yer alır. Van gölü varlığını bu dağa borçludur. Dağı şimdiki görünümünü son patlama ve çökmeden sonra kazanmıştır.son patlama sonucunda dağın tepe noktası yok olmuş ve krater olmuştur. Birkaç kraterin birleşmesiyle Kalderalar oluşmuştur.

 

                Ayrıca Kargapazarı, Dumlu ve Bingöl dağları yapılı dağlardır.

 

b) İç Anadolu bölgesi Volkan Dağları : 

 

Erciyes: 3917m dir. Bu dağ, İç Anadolu’nun en yüksek dağıdır. Erciyes dağının oluşumu birkaç aşamalıdır. Yamaçlardan merkezden çevreye doğru yayılan kırık hatları vardır. Doruk kesimlerinde sirkler ve buzullar vardır. Erciyes Kayseri ve Develi için su deposu görevini görür.Yurdumuzun başlıca kayak ve kış turizmi merkezleri arasındadır.

 

Hasan Dağı: Aksaray da yer alan bu dağ bir volkan konisidir.

 

Ayrıca: Yine Aksaray’da yer alan: Melendiz Dağı, Karapınar yakınlarında Karacadağ ve Karadağ  genç volkan konileridir.

 

İç Anadolu’da Ürgüp-Nevşehir çevresinde tüfler ve tüflerin sıkışmasıyla oluşan kayaçların yer aldığı bir arazi yer alır. Bunların üzerinde Peribacaları bulunur. Karapınar (Konya) çevresinde arazi üzerinde oluşmuş göller vardır. Bunların en tanınmışı Meke Tuzlası dır.

 

C) Ege Bölgesi Volkan Dağları

 

                Kula çevresinde yoğunlaşmıştır. Genç Kula volkanlarının 70 kadar konisi vardır. Bunlar fazla yüksek değildirler. Koyu renkli materyallerin yaygın olmasından dolayı yöreye halk arasında yanık arazi de denir.

 

D) Güneydoğu Anadolu Bölgesi Volkanları:

 

Bunlardan en tanınmışı 1957 m yüksekliğindeki Karacadağ’ dır. Karaca dağdan lavlar geniş bir alana yayıldığından yayvan biçimine sahip olan bu dağ halk arasında kalkan biçimli volkan olarak adlandırılıyor.

 

                Bunlardan başka Köroğlu Dağı, Işık Dağı, diğer volkan dağlarıdır.  

 

 

DAĞLARIN  TÜRKİYE’DEKİ  COĞRAFİ DAĞILIŞI

 

                Kuzey Anadolu Dağları:

 

Bu dağlar Alp sisteminin Türkiye’deki kuzey kanadını oluşturur. K.An. Dağ., Karadeniz Bölgesinde iki sıra halinde uzanır. Kıyı yakınındaki sıra dağlar Küre, Canik, Giresun, Gümüşhane, Kalkanlı, Trabzon ve Rize dağlarıdır. Giresun, Rize dağlarına Doğu Karadeniz dağları da  denir. Doğu Karadeniz dağları dik yamaçlı yüksek dağlardır. Bu nedenle ulaşım iç kesimlerle Kalkanlı ve Kop geçitleriyle sağlanır.

 

                 Bu sıra dağlar kuşağının gerişimde batıdan doğuya doğru ikinci kuşak vardır. Bunlar Köroğlu, Ilgaz,Deveci, Yıldız,Çimen,Kop, Mescid ve yalnız Çam dağları.

 

                Güney Anadolu Dağları :

 

                Bunlara Toros dağları da denir. Alp kıvrım sisteminin güney kanadına dahildir. Üç kısımdan oluşur.

 

1) Batı Toroslar: Antalya körfezinin her iki tarafına doğru iki kuşak halinde uzanır. Batıda Ak dağlar, ve Boz dağlar, doğuda Sultan, Dedegöl ve Geyik dağları.

 

2) Orta Toroslar: Antalya körfezinin doğusunda kıyıya paralel uzanır. Bolkar Dağları,Aladağlar, Tahtalı Dağları, Binboğa Dağları.

 

                İskenderun körfezinin hemen doğusunda Nur(Amanos) dağları uzanır.

 

                Güneydoğu Anadolu Dağları:

 

                Torosların uzantısı olduğundan bunlara Güneydoğu Toroslar denir. Bu kuşak üzerinde Malatya Dağları, Genç D., Bitlis D., Hakkari D. bulunur. En yüksek  noktayı Cila D.(Uludoruk) (4135).

 

                Doğu Anadolu Dağları:

 

                Bu bölgedeki dağların büyük bir kısmı Orta Torosların devamı olan sıradağlardır Bunlar: Tahtalı D, Mercan D, Karasu D., Aras Dağı’dır. Allahu’ekber D.ise K.An. Dağlarının uzantısıdır. Ayrıca Şerafettin Dağı Bingöl D., Şakşak Dağı ve Kargapazarı D. bulunur.

 

                Ayrıca dağlar vardır: B. ve K. Ağrı, Tendürek, Süphan ve

 

                   İç Anadolu Dağları:

 

Bölgede sıradağlar azdır. Sundiken ve Sultan Dağları sıradağlara örnektir. En dağlık kasım bölgeleri  doğu kısmıdır. Tecer, Çamlıbel, Hınzır ve Akdağlar buradadır. Ayrıca Ankara ve çevresinde İdris D. Elmadağ ve Ayas Dağı Dağları; Erciyes, Melendiz, Hasan D. Karadağ ve Karacadağ.



Bu sayfaya yorum yapabilirsiniz Bu sayfa yeterli değilse forumda yardım isteyin Sayfanın ayrıntıları


Wohnen & Einrichten usta-pagerank.com

Kültür Sanat Siteleri Toplist BlogArsivi Link Değişimi