Dukak’ın oğlu Selçuk babasının ölümünden biraz sonra üstün vasıfları ile dikkati çekmiş ve Yabgu tarafından genç yaşta “sü-başı” (ordu kumandanı) tayin edilmişti. Yabgu, gün geçtikçe devleti içinde durumu kuvvetlenen Selçuk’u kıskanmıştı. Selçuk ise öldürülmekten korkarak kabîlesi, yakın adamları ve sürüleri ile bulundukları bölgeden ayrılmış, İslam ülkeleriyle Türk ülkelerinin birleştiği bir uç “sugûr” şehri olan Cend havâlisine gelmişti (Tahmînen 961).
Devamını okumak için tıklayınız »
Uzun ömürlü olduğu anlaşılan Selçuk ise yüz yaşını geçmiş olduğu hâlde 1007 tarihinde Cend şehrinde öldü. Selçuk’un Mikâil, Arslan İsrâil, Yûsuf ve Mûsâ adlarında dört oğlu vardı. Mikâil daha babasının sağlığında bir savaş sırasında ölmüş, onun evladları Çağrı ve Tuğrul Beyler dedeleri Selçuk tarafından yetiştirilmişti. Selçuk’un ölümü ile âilenin başına Arslan Yabgu geçti. Bir müddet sonra Selçukluların hepsi Cend’den ayrılarak Arslan Yabgu’nun faaliyet sahâsı olan Buhârâ civarına idiler.
Devamını okumak için tıklayınız »
Selçuk Bey öldüğü zaman torunları Çağrı ve Tuğrul Bey’ler 17-21 yaşlarında idiler ve devlet idaresinde “bey” olarak görev yapıyorlardı.
Devamını okumak için tıklayınız »