Hayatın Işığı Altında..

ışık tutmak için: ziranbula.

Hücre Organelleri


Hücreler ışık mikroskopu ile incelendiği zaman, sitoplazma ve çekirdek adı verilen iki bölümden oluştuğu görülür. Ancak daha büyük büyütme sağlayan elektron mikroskopuyla yapılan incelemeler, hücrenin bir takım alt birimlerden, organellerinden oluştuğunu ortaya koymuştur. şunlardan oluşmuştur.

zarı

Sitozol

Organeller

Çekirdek

Zarı: Zar ya da membranlar yaşam için çok önemlidir, çünkü bir 2 sebebten dolayı kendisini dışarıdaki ortamdan ayırmak zorundadır.

DNA, RNA ve benzeri yaşamsal moleküllerini dağılmaktan korumalıdır.

molekül yada organellerine zarar verebilecek yabancı molekülleri uzak tutmalıdır.

Ancak bu iki kurala uyarken bir taraftan da çevreyle haberleşmeli, dış ortamı sürekli olarak izlemeli ve ortam değişikliklerine ayak uydurmak zorundadır. Ayrıca besin maddelerini dışarıdan almalı ve metabolizması sonucunda ürettiği toksik (zehirli) maddeleri dış ortama vermelidir.

Biyolojik membranlar Şekil 1 de görüldüğü gibi bilipit katmandan oluşur. Şekildeki her

bir fosfolipiti temsil eder. Daire ya da baş negatif yüklü fosfat gurubudur, ve iki kuyruk da çok hidrofobik (hidrofobik=suyu iten) olan hidrokarbon zincirlerini temsil eder. Fosfolipit zincirlerinin Şekil 1. De görüldüğü düzenlenmesi sonucu hidrofobik kısımlar membranın içinde kalır. Membran yaklaşık 5 nanometre (1 nanometre = 1 metrenin milyarda biri) kalınlığındadır. Membran semipermeabledır (yarı geçirgen), yani bazı maddelerin membrandan serbestçe geçmesine (diffüze olmasına) izin verir. Membran büyük moleküllere geçirgen değilken, yüklü iyonları çok az geçirir, ve yağda eriyen küçük moleküllere oldukça geçirgendir.

Tüm biyolojik membranlar gibi zarı (membranı) da lipit, protein ve az miktarda karbonhidrattan oluşmuştur.

zarı, içinde ve dışında bazı uzantılarla devam eder. dışına doğru olan uzantılar hücrenin yüzeyinden interstisiyel mesafeye doğru uzanırlar, bu uzantılara mikrovillus denir. içine doğru devam eden zar sistemi ise dış ortamın içiyle daha yakın ilişki kurmasını sağlar. Bu sisteme denir.

: lipid, protein (ribozomlar aracılığı ile) ve kompleks karbonhidratların yapım yeridir. Endoplazmik retikulum hücredeki toplam membranların yarısından fazlasını oluşturur. iki membrandan oluşur, iki membran arasında kalan boşluğa lümeni denir. İki tip vardır.

Granüllü : Üzerinde ribozomlar vardır. Sisterna denilen yassılaşmış keseler şeklindedir.

Düz : Ribozomları yoktur, tüplerden oluşan bir ağ şeklindedir.

Golgi Kompleksi: Golgi kompleksi hem yapı hem de fonksiyon yönünden ile yakından ilişkilidir. Bu organel birbirine paralel bir dizi membranöz kanaldan oluşur ve salgı yapan hücrelerde iyi gelişmiştir. Golgi kompleksinin fonksiyonu endoplazmik retikulumda sentezlenen maddelere son şeklini vermek ve bu maddeleri bir membranla çevrelemektir. Ayrıca zarının yenilenmesi ve yüzeyinin genişletilmesi görevini de üstlenir.



: Lizozomlar 0,2 ila 2 m m çapında organellerdir. Hücreiçi sindirimi sağlamak üzere yaklaşık 40 civarında enzim içerirler. membranı lizozomun hücreyi tümüyle sindirmesini önler. Bu enzimler için optimal pH 5 civarıdır. Lizozomlarda ATP hidrolizi ile çalışan H+ pompası vardır. Bu sayede lizozomun pH I düşük tutularak enzimlerin etkin hale geçmesi önlenir.

Peroksizom: Peroksizom membranında spesifik proteinler ve oksidasyon enzimleri vardır. Karaciğerdeki peroksizomların ana görevi detoksifikasyondur (bir maddeyi zararsız hale getirme).

Ribozom: Ribozomlar proteinlerin sentez edildikleri yerdir. Protein sentezi için gerekli bilgi DNA dadır, bu bilgi RNA ya transfer edilir, ve ribozomlarda RNA daki bu bilgiyle protein yapılır. Bir için protein sentezi çok önemlidir, bu yüzden de hücrede binlerce bulunur. Ribozomlar ya sitoplazmada serbestçe yüzerler ya da endoplazmik retikuluma bağlı olarak bulunur. Ribozomların membranı yoktur. Protein sentezlemedikleri zaman 2 alt gurup halinde bulunurlar. Alt guruplar ribozomal RNA (rRNA) ve ribozomal proteinlerden oluşur.

: Mitokondriler eukaryotik hücrelerde ana enerji üretim merkezleridir. Biri iç diğeri dış olmak üzere iki membranı vardır. İç membranda çok sayıda katlanmalar vardır, bu membranın yüzey alanını genişleterek, membran bağımlı raksiyonların daha fazla sayıda olamasını sağlar. Mitokondrilerin kendi DNA ve ribozomları vardır.

Çekirdek (Nükleus): Nükleus DNA nın bulunduğu ve DNA daki bilginin RNA ya aktarıldığı yerdir. Çift katlı bir membranla sarılmıştır, bu membranda çok sayıda büyük porlar bulunur. Çekirdeğin içini dolduran esas madde DeoksiriboNükleik Asit ve protein molekülleridir. Bu DNA molekülleri nükleus içinde rastgele dağılmış olamayıp kromozom denilen yapılar içinde protein molekülleri ile birlikte organize olmuşlardır. İnsanda 46 adet (23 çift) kromozom bulunur. DNA molekülleri hücrede mevcut bütün proteinlerin nasıl yapılacağının genetik bilgisini içerirler. Bilgi nükleusdadır fakat proteinler sitoplazmada yapılır, bu sebeple bilginin sitoplazmaya aktarılması gereklidir. Bu amaçla DNA kalıp gibi kullanılarak, bu kalıptan RNA yapılır, oluşan RNA sitoplazmaya geçerek, protein yapım yeri olan ribozomlara protein sentezi için gerekli bilgiyi aktarır. Çekirdek hücrenin kontrol merkezidir, buradaki genetik mekanizmalar yoluyla sadece içindeki kimyasal olaylar değil, aynı zamanda hücrenin özelliklerinin yeni nesillerine aktarılması da sağlanır.

İskeleti: Aslında iskeleti terimi yanlış bir deyimdir. iskeleti transparan olduğu için hem ışık hem de elektron mikroskobu preperatlarında görülmez. çizimlerinde de gösterilmemesine rağmen önemli bir komponenttidir. iskeleti hücrenin şeklini, organellerinin yerinde durmasını sağlar, ve hareketinden sorumludur.

iskeleti şunlardan oluşmuştur.

Sentriyoller

Mikrotübüller

Aktin filamentleri

Sentriyoller çekirdeğe yakın olarak yer alan bir çift silindirik yapıdır. Her biri üçerli guruplar halinde dokuz tübülden oluşmuştur. Sentriyoller bölünmesi sırasında kromozomların kutuplarına çekilmesini sağlarlar. Mikrutübüller tübülin denilen alt birimlerden oluşmuştur. Görevi hücreyi yerinde tutmaktır, aynı zamanda silya ve flagellanın da ana bileşenidir. Aktin filamentleri ise hücrenin şeklini değiştirmesinde görev alırlar.



Bu sayfaya yorum yapabilirsiniz Bu sayfa yeterli değilse forumda yardım isteyin Sayfanın ayrıntıları


! Detaylar ... !

Ekleyen: admin
Kategori: Biyoloji-1
Tarih: Eylül 3rd, 2008
Sayfanın Okunma İstatistikleri
Toplam: 24
Bugün: 0
Son Okunma: 22 November 2008

Etiketler: , , , , , ,

  • Bu yazıyı RSS 2.0 ile takip edebilrsiniz.

  • Sosyal imleme sitelerine ekleyebilirsiniz:
    Digg'e EKLE Bookmark'a EKLE Stumble'a EKLE Technorati'e EKLE

    Önceki Yazı: « HÜCRENİN YAPISI
    Sonraki Yazı: RİBOZOMLAR »


    Bunlar da ilginizi çekebilir.

    Benzer Yazılar

    Rastgele Yazılar:

    Wohnen & Einrichten usta-pagerank.com

    Kültür Sanat Siteleri Toplist BlogArsivi Link Değişimi