Son Eklenen 3 içerik
Hamilelik öncesı yapılması gerekenler
Sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmek istiyorsanız gebelik öncesinde bazı hususları yoluna katmanız gerekmektedir. Sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmeniz için yapmanzı gerekenlere bu yazımızdan ulaşabilirsiniz.
Günümüzde, gebelik sırasında her annenin isterse yararlanabileceği doğum öncesi bakım hizmetleri bulunduğundan, bebek dünyaya getirmek artık çok güvenli. Bazen doğum öncesi bakım randevunuza gitmekte güçlük çekebilirsiniz. İşinizden izin almanız, hiç yerinde durmayan küçük çocuğunuzu birlikte götürmeniz ya da merkez kalabalıksa sırada uzun süre beklemeniz gerekebilir. Ancak bebeğinizin normal büyüdüğünden emin olmak için bunlara değer. Sorun doğarsa saptanır ve hemen çözümlenir. Sizi meraklandıran ya da endişelendiren bütün soruları sorun (en kolayı önceden aklınıza gelen bütün soruları kapsayan bir liste hazırlamaktır).
Kadınların çoğu doğum öncesi kontrole ilk kez gebeliğin 8 ve 12. haftaları arasında başvuruyor – aslında bu başvuru ne kadar erken olursa o kadar iyidir. Doğum öncesi kontrollerin hangi sıklıkta yapıldığı sizi izleyen merkeze ya da hekime ve bulunduğunuz yere göre değişmektedir. Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması merkezlerinde kadınların çoğuna gebeliğin ilk 30 haftasında dört ile sekiz haftada bir, 36. haftaya kadar iki ile dört haftada bir, daha sonra 41. haftaya kadar bir ya da iki haftada bir randevu verilmektedir.
Gebeliğinizle ilgili ayrıntılar ve yapılan test sonuçları dosyanıza ve saklamak üzere size verilen bir karta kaydedilir. Bu bilgiler arasında anlamadığınız bir nokta varsa, açıklanmasını isteyin.
İLK GÖRÜŞME
İlk görüşmeniz en uzunu olacaktır. Belki de size ilgisiz gibi görünen, ancak doktorun ya da ebenin gebeliğinizi ya da bebeği etkileyebilecek sorunları saptamasına yardım eden birçok soruyu yanıtlamanız istenecektir. Bu sorular 24. sayfadaki kutuda yer alan konuları kapsayabilir.
İLK GÖRÜŞMEDE SORULAN SORULAR
Sizin, eşinizin ve ailelerinizin tıbbi öyküleri. Kalıtımla geçen hastalıklar için eşinizle aranızda akrabalık ilişkisi olup olmadığı sorulabilir. Nereli olduğunuz sorularak, ülkemizde Akdeniz ve Güney Ege’de sık görülen ve kalıtımla geçen bir hastalık olan Akdeniz anemisi (talasemi) ya da orak hücreli anemi için kan testi yaptırmanız önerilebilir.
Sizin ya da eşinizin ailesinde ikiz olup olmadığı.
Varsa önceki gebelikleriniz, düşük ve kürtajlarınız.
Halen herhangi bir hastalık nedeniyle tedavi edilip edilmediğiniz, alerjiniz olup olmadığı ve herhangi bir ilaç alıp almadığınız.
Geçmişte geçirdiğiniz ciddi hastalık ve ameliyatlar.
Âdetlerinizin düzenli olup olmadığı, son âdetinizin ilk gününün hangi tarihe denk geldiği ve âdetleriniz arasındaki sürenin genellikle ne kadar olduğu. Bunların yardımıyla bebeğin olası doğum tarihi hesaplanacaktır.
Sizin ve eşinizin ne iş yaptığınız ve konutunuzdaki yaşam koşullarına ilişkin sorular sorularak bebeğinizi etkileyebilecek etmenler olup olmadığı da araştırılabilir.
Vücut ağırlığı kontrolü
İlk görüşmenizde kilonuz saptanır. Gebelik sırasında 10-12.5 kg alabilirsiniz; başlangıçta ortalamadan zayıfsanız daha fazla kilo almanız mümkündür. Mide bulantılarınız varsa, ilk üç ayda biraz kilo verebilirsiniz. Gebeliğin sonlarına doğru vücut ağırlığında ani bir artış preeklampsi belirtisi olabilir.
Genel muayene
Doktor ya da ebe kalbinizi ve akciğerlerinizi muayene ederek genel olarak sağlıklı olup olmadığınızı araştıracaktır.
Vajinal muayene: Vajinal muayene doktorun rahim büyüklüğünü saptamasına ve gebeliğin hangi evrede olduğunu tahmin etmesine olanak verir. Bacaklarınızı bükerek ve dizlerinizi ayırarak sırtüstü yatmanız, jinekolojik muayene masası varsa bacaklarınızı yanlardaki desteklere yerleştirmeniz istenir. Daha sonra doktor bir elinin iki parmağını vajinanıza yerleştirir ve diğer eliyle yavaşça karnınıza bastırır. Muayene ağrılı değildir ve gevşerseniz rahatsızlık hissetmezsiniz. Büyük bir olasılıkla 36. haftaya kadar bir daha vajinal muayene yaptırmanız gerekmeyecektir.
Boy ölçümü: Boyunuz ve ayak ölçüleriniz leğen kemiği boyutlarınızı gösteren iyi bir ölçüttür. Leğen kemiğinin küçük olması bazen doğumun güç geçmesi anlamına gelir. Boyunuz 152 cm’nin üzerindeyse ve bebeğiniz çok büyük değilse herhangi bir sorunla karşılaşmazsınız.
Kan testleri: Birinci görüşmede aşağıdaki kutuda belirtilen testlerin yapılması için kan vermeniz istenecektir.
HER GÖRÜŞMEDE YAPILACAKLAR
Karın muayenesi
Her görüşmede karın muayenesi yapılarak rahmin üst bölümünün bulunduğu yer saptanır, bu da bebeğinizin büyüme hızı konusunda bir fikir verir.
Gebeliğin daha sonraki dönemlerinde karın muayenesinde bebeğin baş aşağı dönüp dönmediği, son haftalarda da başın leğen bölgesine inerek yerleşip yerleşmediği de araştırılacaktır.
İdrar testleri
Birinci görüşmede ve 28. haftadan sonra her görüşmede sizden bir orta idrar örneği vermeniz istenerek, idrarda şeker ve protein aranabilir. Gebeliğin son üç ayında idrarda protein saptanması preeklampsi belirtisi olabilir.
Orta idrar örneği için, mikroptan arındırılmış bir gazlı bezle temizlenmeniz, daha sonra idrarın ilk kısmını tuvalete yapmanız, kalanını da mikroptan arındırılmış bir kaba almanız istenecektir.
KAN TESTLERİ
Kan testleri şunları araştırmak için yapılır:
Kan grubunuz ve Rh (rhesus) grubunuz. Eğer siz Rh negatifseniz ve bebeğiniz Rh pozitifse, bebekte daha sonra ortaya çıkabilecek sorunları önlemek için doğumda bir iğne yapılacaktır.
Kansızlığınız olup olmadığı (kansızsanız demir tabletleri almanız önerilecektir).
Kızamıkçığa karşı bağışıklığınız olup olmadığı
Frengi ya da hepatit B gibi tedavi edilmezse bebeğe zarar verebilecek bir hastalığınız olup olmadığı.
Kan basıncı
Gebeliğin ikinci yarısında kan basıncının (tansiyonun) yükselmesi preeklampsi belirtisi olabilir. Ancak herkesin kan basıncında iniş çıkışlar olabilir. Özellikle muayeneye yetişmek için koştuysanız ya da heyecanlıysanız, kan basıncınız normalden yüksek çıkabilir. Bu nedenle, kan basıncınız yüksek çıkarsa tansiyonunuz ikinci kez ölçülebilir.
ŞEKER HASTALIĞI VE GEBELİK
Şeker hastalığınız varsa doktorunuz kan şekerinizin düzenli olarak kontrol edilmesini sağlayacaktır. Ayrıca gebeliğin son 10 haftasında kan şekerinizin tam olarak denetim altında tutulabilmesi ve bebeğinizin dikkatle gözlemlenebilmesi için hastanede yatmanız talep edilebilir. Denetim altına alınamayan şeker hastalığı bebeğin ölü doğmasına ya da bebekte bir anormallik gelişmesine neden olabilir. Ancak kan şekeri denetim altında tutulursa, bu riskler neredeyse tümüyle ortadan kaldırılabilir.
Elleriniz ve ayak bilekleriniz
Gebeliğin sonlarına doğru kadınların çoğunda ayak bilekleri akşamları biraz şişer. Bununla birlikte ellerde ve ayak bileklerinde aşırı şişme preeklampsi belirtisi olabilir.
Kan basıncı ölçümü.
Bebeğin kalp seslerinin dinlenmesi
Bebeğinizin kalp sesleri 14. haftadan sonra dinlenebilir. Bunun için kalp seslerini sizin de duyabileceğiniz kadar yükselten kutu biçiminde bir alet kullanılır.
Sigara bağımlılığı genlerle bağlantılı olabilir
Bazı kişilerin sigaraya daha fazla bağımlı olması, genlerdeki farklılıktan kaynaklanıyor olabilir. Utah ve Wisconsin üniversitelerinden Amerikalı bir ekip, 2 bin 800′den fazla kişi üzerinde araştırma yaptı.
Sigaraya başlama yaşı, bu kişilerin verdiği başka bilgiler ve DNA örnekleri toplanarak yapılan araştırmanın sonucunda, 17 yaşından önce sigara kullanmaya başlamış kişilerde çok belirgin bağımlılık görüldüğü ve bu kişilerin bazı genlerinde değişiklikler saptandı.
Değişikliğe uğramış genlerin, aynı bölgede, sinir alıcılarını kodlayan genlerin bulunduğu yerde olduğu ve genlerdeki değişikliğin, bu kişilerin hayatları boyunca diğerlerine göre 1,6 ile 5 kat fazla bağımlı hale gelmelerine neden olabileceği ortaya çıktı.
Orucunuzu bozmadan baş ağrısını yenin
Oruç tutarken açlık kaynaklı baş ağrıları özellikle çalışanları zor durumda bırakabiliyor. Günlerin daha uzun olduğu yaz döneminde oruç, bir takım baş ağrılarının oluşmasına neden olabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Algoloji Uzmanı Prof.Dr. Ayşen Yücel, orucun yol açtığı baş ağrılarını ilaçsız olarak giderebilmek için bazı pratik yöntemler sıraladı.
Açlık baş ağrısı yapabilir
Ramazan ayında beslenme düzeninin değişmesi, oruç tutanlarda sıklıkla baş ağrısına neden olabiliyor. Özellikle migren gibi kronik ağrısı olan kişilerde oruç tutmak rahatsızlığı tetikleyebiliyor. Dolayısıyla bir migren hastası oruç sırasında ciddi migren ataklarıyla karşılaşabiliyor. Ayrıca, oruç tutarken gerilim baş ağrısına da sık rastlanıyor. Özellikle geceleri sahur nedeniyle uyku düzeninin bozulması sonucu uykusuzluğun yarattığı strese, açlığın da eklenmesi gerilim tipi baş ağrısına zemin hazırlıyor. Kafeinli içeceklere bağımlılığı olan kişiler de, normalde baş ağrısı çekmedikleri halde, bu dönemde baş ağrısı çekebiliyor.
Ofiste baş ağrısını geçirme yolları:
- Açık havaya çıkıp yürüyüş yapın ve derin derin nefes alın.
- Bulunduğunuz ortamda mümkünse kapınızı kapatıp ışığı azaltarak yarım saat kadar uyuyun
- Oturduğunuz yerde kas gevşetici egzersizleri ya da nefes egzersizleri yapın
- İftar ve sahura biraz daha dikkat edin; kesinlikle atlamayın.
- Özellikle gerilim ağrılarında dikkatinizi dağıtma egzersizi yapın. Örneğin, başka bir şeyle uğraşın ya da müzik dinleyin.